YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1818
KARAR NO : 2019/858
KARAR TARİHİ : 27.02.2019
Davacı … ile davalılar 1…. 2-…, birleşen 2008/943 Esas sayılı davada davacı … ile davalılar 1-… 2… 3-…. 4-…. arasındaki davadan dolayı … … 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2013 gün ve 2012/793-2013/137 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 gün ve 2015/8405-2017/746 sayılı ilamı aleyhinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın davalı…. bakımından reddine, davalı … bakımından kabulü ile birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın birleşen dosyada davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2012 tarih, 2011/2502 Esas ve 2012/1921 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece kararda direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararı onanarak işin esasının incelenmesi için dosya Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’ne gönderilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 tarih, 2015/8405 Esas ve 2017/746 Karar sayılı kararı ile kararın bozulmasına dair verilen karara karşı asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Davalı yüklenici … ile arsa maliki… arasında … 12. Noterliği’nde 03.07.1997 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Asıl davada davacı vekili, müvekkili kooperatifin … ve arkadaşları tarafından 1998 yılında kurularak ortaklardan alınan aidatlarla inşaata başlanıldığını, …’nin arsa sahibinden arsanın müvekkiline devri için muvafakatname aldığını, ancak kat irtifakını kooperatif yerine kendi adına kurarak bir kısım bağımsız bölümleri kooperatif dışından
kişilere muvazaalı olarak kooperatiften mal kaçırma kastıyla sattığını ileri sürerek D Blokta bulunan 3 ve 34 numaralı, E blokta bulunan 2 numaralı bağımsız bölüm ile C blokta bulunan 10 numaralı bağımsız bölümün davalı…. adına olan tapu kaydının iptâli ile müvekkili kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava asıl davada davalı…. vefat ettiğinden davalının mirasçılarına karşı açılmış, birleşen davada davalılar vekili, muris….’ın diğer davalı ve kooperatifle ilişkisinin bulunmadığını, daireyi 3. şahıstan tapu kaydına güvenerek aldığını, tapuda satış vaadi şerhinin bulunmadığını, muvazaanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı murisin taşınmazları satın alırken ödediği bedelin dairelerin değerinin çok altında olması nedeniyle tapu kaydından kuşkulanması gerektiği, satış bedelinin düşük olmasının tek başına muvazaaya delalet etmeyeceği, ancak objektif kanıt niteliğinde olduğu, dairenin kısa sürede çok el değiştirdiği, davalı kooperatifin tabelasının inşaat yerinde görülecek bir yerde mevcut olduğu, inşaatın bir kooperatif inşaatı olması nedeniyle davalının tapu kaydının nasıl oluştuğunu araştırması gerektiği, bu konuda kendisine düşen özen görevini yerine getirmediği ve iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı…. bakımından reddine, davalı … ve birleşen dosyada davalılar bakımından davanın kabulü ile … ilçesi 7292 ada, 1 Nolu parsel üzerinde kayıtlı D blok, 3 Nolu ve D blok 34 Nolu, E Blok 2 nolu, C Blok 10 Nolu bağımsız bölümlerin…. üzerine olan tapu kayıtlarının iptâli ile davacı kooperatif adına tesciline karar verilmiş, birleşen dosyada davalılar vekilince karar temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 tarih, 2015/8405 Esas ve 2017/746 Karar sayılı kararı ile davalı …….nin adına kayıtlı bağımsız bölümlerden dava konusu D Blok 3 ve 34 no’lu taşınmazların mülkiyetini 10.01.2001 günü …’e devrettiği, …’ün ise 07.08.2002 tarihinde davalı….’a devrettiği, E Blok 2 no’lu taşınmazın ise dava dışı … tarafından 22.12.2000 tarihinde dava dışı …’e satış yoluyla nakledildiği, davalı….’ın 07.08.2002 tarihinde taşınmazı devraldığı, birleşen davalıların murisinin yolsuz tescili bildiği veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanamadığı, TMK’nın 1023. maddesi uyarınca çekişme konusu taşınmazı tapu kütüğündeki sicile dayanarak iyiniyetle edindiğinin kabulü gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de, mahkemenin kabulüne göre davalı … Demir’in adına yaptığı tescil ve 3. kişilere yapmış olduğu devirler yolsuz olup, birleşen dosya davalılarının murisi….’ın tescilin yolsuz tescil olduğunu bilebilecek durumda olduğu dosya kapsamı ve benzer dosyalarda verilen kararlar da birlikte değerlendirildiğinde anlaşıldığından yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup onanması gerekirken bozulduğu karar düzeltme aşamasında bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilâmının kaldırılarak yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun bulunan hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerde davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 tarih, 2015/8405 Esas ve 2017/746 Karar sayılı bozma ilâmının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25.205,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen dosya davalılarından alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 27.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.