Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2230 E. 2019/620 K. 14.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2230
KARAR NO : 2019/620
KARAR TARİHİ : 14.02.2019

Davacı Tasfiye Halinde … İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalılar 1-… 2-… 3-. … 4-… 5-… 6-… arasındaki davadan dolayı … 11. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 22.10.2015 gün ve 2011/717-2015/451 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesi’nin 16.11.2017 gün ve 2016/3872-2017/3280 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshinin kesinleşmesiyle, davacı yüklenici şirketin kendisi adına kalacak olan taşınmazların tapularının devriyle yüklenicinin taşınmaz için yaptığı harcamalar nedeniyle uğradığı zararların ve sözleşmenin feshi ile arsa sahiplerinin malvarlığında meydana gelmiş haksız artışın tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin onama kararına karşı isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili, müvekkili yüklenici ile arsa sahibi davalılar arasındaki 18.01.1996 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalıların yanıltıcı beyanları sebebiyle 3 aylık bir gecikme sonrası başlanılıp; neticede belirtilen süreden önce inşaatın bitirilmesine rağmen 17.11.2006 tarihinde arsa sahipleri tarafından yüklenici aleyhine açılan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/218 Esas 2009/125 Karar sayılı dava ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini; bu kararın kesinleştiğini, ancak müvekkilinin kendisine kalacak olan taşınmazları alamadığını, taşınmaz için yaptığı harcamalar nedeniyle zarara uğradığının ve arsa sahiplerinin sözleşmenin feshi sonucu sebepsiz zenginleştiklerini belirtmiştir.
Davalılar vekili; davacı yüklenicinin 18.01.1996 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak inşaatı ruhsat ve projesine uygun yapmadığını; bununla birlikte, inşaattaki gecikmenin ruhsat harici kaçak daireler ve katların yapımı ile inşaatın kaçak durumu düşmesinden doğduğunu ve 02.10.1997 tarihinde encümen kararı ile kaçak katlar ve ruhsata aykırılıktan ruhsatın iptâl edildiğini, sonuç olarak yüklenicinin kötü malzeme
kullanarak deprem yönetmeliğine aykırı çürük bina yaptığını ve kaba vaziyette teslim ettiğini, davacının eksikleri gidermediğini, kendi sebep olduğu binada ortaya çıkan eksiklikler nedeniyle sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunamayacağını, davanın reddi gerektiğinin savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne; 93.723,79 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesinde, yapının İmar Yasası ve bağlı mevzuatına ve yapı rupsatına aykırı yapıldığından “kaçak yapı” sayıldığnın ve bu sebeple ekonomik değer ifade etmediğinden malvarlığında artış sağlamayacağını, davacıya ancak enkaz bedeli ödenebileceğinden bahisle verilen davacı tarafından temyiz edilmiş Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/3872 Esas 2017/3280 Karar numaralı ilamıyla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına, karar verilmiş, davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 16.11.2017 tarih 2016/3872 Esas 2017/3280 Karar sayılı ilamında, davanın kısmen kabulüne dair verilmiş olan kararı onamışsa da, belediyenin 26.02.2014 ve 25.02.2014 tarihli yazıları arasındaki çelişki giderilmeden, sözleşme konusu binanın mevcut hali ile ruhsat alması konusundaki tereddüdün giderilmeyerek eksik inceleme ile verilen kararın hatalı olup mahkemece binadaki imar ve ruhsata aykırılıkların giderilmesinin ve yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığının saptanması, yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde davacı yükleniciye bu konuda yeterli süre ve yetki verilerek binanın yasal hale getirilmesi ve izin belgesinin yeniden alınmasının sağlanılması, gerekçesiyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile daire kararının kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir. Bu nedenlerle mahkemece az yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılmalı, yükleniciye verilen mehilin sonuçsuz kalması halinde kazanılmış hak ilkesi uyarınca 93.723,79 TL üzerinden dava kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 16.11.2017 tarih ve 2016/3872 Esas ve 2017/3280 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.