Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2484 E. 2019/1851 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2484
KARAR NO : 2019/1851
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava menfi tespit, birleşen dava ise yüklenicinin edimleri arasında bulunan bazı makinaların kendisi tarafından temin edilmesi nedeniyle uğranılan zarar ve üretim kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda davaların reddine dair verilen karara karşı davacı iş sahibince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nce davacının istinaf talebinin kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılıp asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içersinde taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri re’sen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dosya davacısı iş sahibi, asıl ve birleşen dosya davalısı yüklenicidir. Taraflar arasında imzalanan 07.09.2012 tarihli sözleşme ve 07.02.2013 tarihli ek sözleşme ile davalı yüklenici, davacı iş sahibinin … şantiyesinde katı tesis atığını kek yapıp suyunu arıtmasıyla ilgili tesisi yapıp iş sahibine teslim etmeyi üstlenmiştir. Sözleşmeye konu malzemenin teknik özellikleri 3. maddede gösterilmiş olup 6.1. maddesinde imalâtların iş sahibi adresine teslim olduğu, montaj ve devreye almanın yüklenici firmaya ait olduğu kabul edilmiştir. Sözleşmenin 7. maddesine göre komple tesis bedeli montaj dahil olmak üzere 900.000,00 TL olup bedele KDV dahil değildir. Davacının iddiası ve tarafların beyanlarından davacı tarafça sözleşme konusu işle ilgili 325.000,00 TL’nin nakit ödendiği, toplam 230.000,00 TL’lik 3 adet çek verildiği ve bu çeklerin tamamının yargılama sürecinde tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Asıl davayla ilgili yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporunda tesisin sözleşme, ek sözleşme ve eklerine göre, sözleşmede üç adet öngörülmesine rağmen iki adet filtre pres, yine sözleşmede üç adet olduğu belirtilmesine rağmen iki adet filtre pres pompası olduğu, tesisin faal olduğu, siklon sisteminin kurulması ile ilgili makinanın iş sahibi tarafından temin edildiği belirtilmiş olup mahkemece bilirkişi rapor ve ek raporuna itibar edilerek asıl dava reddedilmiş ise de davalı yüklenici asıl davaya cevap dilekçesinde filtre pres ve filtre pres pompalarını öngörülenden az ve birleşen davaya cevabında siklon makinasının da kalan iş bedelinin ödenmemesi nedeniyle kendisi tarafından temin edilmediğini beyan ettiğine göre davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında işin tamamını eksiksiz olarak tamamlayıp teslim ettiğinin kabulü mümkün değildir. Birleşen davada iş sahibinin bedelini talep ettiği makina ile filtre pres ve filtre presi pompasının iş sahibi tarafından temin ve monte edildiğinin kabulü zorunludur.
Sözleşmede bedel toplam olarak kararlaştırıldığından götürü bedellidir. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı veya sorumlu olacağı iş bedelinin belirlenmesi için, sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre eksik ve kusurlar dikkate alınmak ve düşülmek suretiyle gerçekleşme fiziki oranının tespit ve bu oranın götürü bedele uygulanarak yüklenicinin hakettiği imalât bedeli bulunduktan sonra yapıldığı kanıtlanan ödemelerle karşılaştırılarak ödenmesi gereken kalan iş bedeli, fazla ödeme olup olmadığı ya da borçlu bulunulan miktarın tespiti gerekmektedir. İş sahibinin birleşen davada talep ettiği eksik iş ve imalâtların giderim bedeli, ancak iş bedelinin tamamen ödenmesi halinde yükleniciden talep edilmesi mümkün olup davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre davacının ödemediğini kabul ettiği ve borçlu bulunmadığının tespitini istediği 345.000,00 TL, birleşen davada talep edilen eksik iş bedeli 72.087,38 TL’den daha fazla olduğu iş bedelinin tamamı ödenmediğinden birleşen davadaki eksik işlerin giderim bedeline hükmedilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesinin kararı kaldırıldığına göre hükme esas raporu düzenleyen teknik bilirkişi kurulundan talimat yoluyla, eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle yüklenicinin sözleşme ve ek sözleşmeyle üstlendiği iş ve imalâtların, işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranının ne olduğu ve bu fiziki gerçekleşme oranının sözleşmedeki toplam götürü bedele uygulanması suretiyle davalı
yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp davacı iş sahibi tarafından nakit olarak ödenen 325.000,00 TL ve yargılama sırasında tahsil edilen çek bedelleri toplam 230.000,00 TL olmak üzere toplam 555.000,00 TL ödeme yaptığı kabul edilerek asıl davadaki menfi tespit ve istirdat istemi konusunun da sonucuna uygun bir karar verilmesi, birleşen davanın reddedilmesi gerekirken, yüklenicinin kabulüne rağmen işin eksiksiz tamamlandığı kabul edilerek ve iş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde eksik işlerin giderim bedelinin tahsiline hükmedilemeyeceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi karanının bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 31.01.2018 gün, 2017/1621 Esas 2018/118 Karar sayılı hükmünün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 352,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısından, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalısından alınmasına,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.