YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2707
KARAR NO : 2019/2366
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 14.05.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptâli istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne dair mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından verilen başvurunun esastan reddine dair karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava İİK’nın 67. maddesine dayanılarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK’nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. Somut olayda alacağın varlığı ve miktarı ile istenilebilir olup olmadığı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla saptanmış olup, likit olmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2018 tarih, 2017/1429 Esas ve 2018/168 Karar sayılı kararının davalı vekilinin istinaf isteminin reddine yönelik olarak kaldırılması ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan “%20 icra inkâr tazminatı olan 49.308,99 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” cümlesinin karar metninden çıkarılarak yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmak suretiyle kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 20.05.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.