Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2867 E. 2019/1734 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2867
KARAR NO : 2019/1734
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

Mahkemesi:… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 02.04.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, görevli ve yetkili … Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında, davalı şirketin Cumhuriyet Ortaokulu tuvaletlerinin bakımı işini yaptığı, bakiye alacağının bulunduğu iddiası ile … aleyhine icra takibi başlattığını ancak bu işin 2012-2013 yıllarında Bodrum Belediyesi tarafından yaptırıldığını, ödemelerin de belediye tarafından yapıldığını, şirketin ne Okul Aile Birliği, ne Okul Müdürlüğü ne de İlçe yada İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile bir sözleşmesinin bulunmadığını, iş ile ilgili olarak Bodrum Belediyesi’nce onaylanmış gider kayıt formlarında “Cumhuriyet Ortaokul okul bakım onarım gideri” olarak gösterildiğini ve harcamaların da Belediye tarafından yapıldığını, davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde düzenlenmiş olan faturaların da Bodrum Belediye Başkanlığı
adına olduğunu, dava konusu olaya ilişkin Maarif Müfettişleri Başkanlığı’nca yapılan incelemede, okulda yapılan onarımın Bodrum Belediyesi tarafından yerel imkanlarla yaptırıldığının tespit edildiğini belirterek davalı tarafından yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı savunmasında bedeli istenen işlere ilişkin yazılı sözleşme bulunmasa da yapılan işlerin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, Cumhuriyet Orta Okulu Müdürlüğü’nün ve Cumhuriyet Orta Okulu Okul Aile Birliği’nin ortak aldığı karar sonucu, Okul Aile Birliği ile yaptıkları sözlü anlaşma sonucu yapıldığını, Okul Aile Birliği, Milli Eğitim Müdürlüğü ile Okul Müdürünün ricası ile Belediye ile yaptıkları görüşmeler neticesinde Belediyenin ödemenin bir kısmına destek olup toplam 88.145,00 TL ödediğini, ancak bakiye 133.538,00 TL’nin ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre yapıldığı tespit edilen imalât bedelinin, davalı şirket tarafından kesilen fatura bedeli ile uyumlu olduğu, Okul Aile Birliği’nin 01.02.2013 tarihli toplantısında, 4 veya 5 ATM yerleşebilecek şekilde inşaat yapılması işine ilişkin olarak, davalının 22.000,00 TL’lik fiyat teklifinin, Okul Aile Birliği’nce uygun bulunduğu, bu karara göre de, yapılan tadilat ve inşaat işlerinin okul adına, Okul Aile Birliği’nin bilgisi ve onayıyla yapıldığı, Bodrum Belediye Başkanlığı’nın okula yardım niteliğinde bir kısım faturaları ödemesinin, Bodrum Belediye Başkanlığı’nı sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, sadece Belediye Başkanlığı’nın değil, Eskiçeşme Mahallesi Eğitimi Destekleme Derneği’nin de bu tadilat ve tamirat işlemleri nedeniyle 5.000,00 TL’lik ödeme yaptığının sabit olduğu Cumhuriyet Ortaokulu adına ödeme yapma yükümlülüğü bulunan …’nın bakiye borçtan sorumluluğunu kaldırmayacağı anlaşılmakla gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalının akdi ilişkiyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacının, yazılı bir sözleşme olmaksızın Cumhuriyet Ortaokulu tuvaletlerin bakımı onarım işini yaptığı anlaşılmaktadır. Gerek davacı idare gerekse dava dışı Belediye her ikisi de Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi kuruluşlardan olup bu kanuna göre yapılmış sözleşme bulunmamakta ise de dosya kapsamındaki deliller, ödeme belgeleri, Okul Müdürü’nün beyanı ile …’na bağlı Cumhuriyet Ortaokulunda Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ya da doğrudan temin usulüyle sözleşme yapılmamakla birlikte sözleşmesiz olarak davacı Bakanlığa bağlı okul yararına bir kısım imalâtlar yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi bulunmasa bile yüklenici tarafından iş sahibi yararına bir kısım imalâtlar yapılmış ise yüklenici bunların bedelini vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile talep edebilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesince keşfe bağlı olarak rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği sözleşmesiz iş ve imalâtların 6098 sayılı TBK’nın 526. maddesinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince davacı iş sahibi yararına olup olmadığı, yararına ise bu işlerin KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiç değerinin saptanması konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp dava dışı Belediye ve Derneğin yükleniciye yapılan işlere mahsuben ödediği 88.415,00 TL mahsup edildikten sonra menfi tespit istemiyle ilgili sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının
HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 15.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.