Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3519 E. 2019/849 K. 27.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3519
KARAR NO : 2019/849
KARAR TARİHİ : 27.02.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 45. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 166/1. maddesi uyarınca kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı 2. davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirme 2. davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. 1. davanın açıldığı mahkeme talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. HMK’nın 166/4. maddesine göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı varsayılır.
Taraflar arasında imzalanan 09.09.2009 tarihli sözleşme ile davacı … ilçesi park ve yeşil alanların bakım ve onarım işini üstlenmiş olup, davacı bu sözleşmenin yüklenicisi, davalı ise iş sahibi konumundadır.
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; işi tamamladığı halde Kasım ve Aralık ayı hakediş bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 1.556.487,12 TL iş bedelinin 31.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, hakedişlerin süresinde yapılmaması nedeniyle müvekkilinin ticari faizi aşan zararının şimdilik 1.000,00 TL kısmının ticari faizi ile birlikte, Ekim hakedişinin 01.03.2010 tarihinde tahakkuka bağlanması nedeniyle 31.12.2009-01.03.2010 tarihleri arasında işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi vekili davanın reddini savunmuştur.
… (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/450 Esas ve
2013/327 Karar sayılı dava dosyasında ise davacı yüklenici vekili 09.09.2009 tarihli sözleşme kapsamında Eylül ve Ekim ayı hakedişleri için düzenlenen 30.10.2009 tarihli, 477.512,96 TL bedelli ve 01.03.2010 tarihli, 889.515,72 TL bedelli iki fatura toplam tutarı 1.367.028,68 TL’nin ödenmediğini, davalının bu faturalar için başlatılan takipten evvel toplam 850.000 TL ödeme yaptığını, kısmi ödemelerin öncelikle alacağın faiz ve ferilerine mahsup edilerek davalının kabul ettiği 470.266,42 TL dışında kalan 153.796,74 TL bakımından vaki itirazın iptâline, takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Somut olayda, her iki davanın konusu ve tarafları aynı olup, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, iki davanın birlikte görülmesinde gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. İş bu nedenle mahkemece, … (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/450 Esas ve 2013/327 Karar sayılı dava dosyasının daha sonra açıldığı anlaşıldığından, iş bu dosya ile söz konusu dosyanın birleştirilmesinin sağlanması ve her iki dosyanın birlikte görülmesi, sözü edilen dosyada karar verilip kesinleşmişse, kesinleşen olgular dikkate alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken talep edilmesine rağmen birleştirme talebi reddedilerek davanın sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 27.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.