Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3553 E. 2019/1856 K. 18.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3553
KARAR NO : 2019/1856
KARAR TARİHİ : 18.04.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptâl ve tescil, olmadığı takdirde alacak; davalı-karşı davacı … tarafından açılan karşı dava ise eksik ve ayıplı iş giderim bedeli ile kira tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı-karşı davalı yüklenicinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı yüklenici, taraflar arasında imzalanan … 3. Noterliği 03.08.2007 tarih ve 9457 yevmiye numaralı kat kaşılığı inşaat sözleşmesi ile 1 bodrum kat + 1 zemin kat + 3 normal kattan oluşan toplam 5 katlı, her dairede 2 adet bağımsız bölüm olacak şekilde toplam 8 bağımsız bölümlü bina yapılması konusunda davalı arsa sahipleri ile anlaşıldığını, bu anlaşmaya göre zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ile 2. kat 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin davalı arsa sahiplerine, diğer bağımsız bölümlerin ise davacı yükleniciye kalacağını, daha sonrasında yapılan proje tadilatı ile iki bodrum kat yapılarak birinci bodrum kata fazladan 2 adet bağımsız bölüm yapıldığını, böylelikle toplam bağımsız bölüm sayısının 10 olduğunu, davalı arsa sahiplerinin sözleşme ve proje tadilatı sonucu oluşan ve davacı yükleniciye düşen bağımsız bölüm tapularının devrini gerçekleştirmediklerini, üçüncü kişilere satışını yaptıklarını iddia ederek söz konusu bağımsız bölümlerin tapu iptâl ve tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri … ve … verdikleri cevap dilekçesinde, davacı yüklenicinin sözleşme eki teknik şartnameye uygun olarak inşaatı yapmadığı gibi süresi içinde teslim etmediğini, ayrıca davacı yükleniciye düşen bağımsız bölümleri yüklenicinin talimatı ile üçüncü kişilere devrettiklerini, satış bedellerinin davacı yüklenicinin tahsil ettiğini belirterek asıl davanın reddini talep etmişler; diğer davalı-karşı davacı arsa sahibi … cevap ve karşı dava dilekçesinde, benzer savunmalarda bulunarak sözleşme uyarınca kendisine düşen bağımsız bölümlerin geç teslim edilmesi nedeniyle kira tazminatı ile eksik ve ayıplı iş giderim bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davada bilirkişi raporu doğrultusunda; 3, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin arsa sahipleriyle ilişkilendirildiği, 1, 4, 5, 8, 9, 10 nolu bağımsız bölümlerin ise davacı yüklenici talimatı ile davalı arsa sahipleri tarafından üçüncü kişilere satışının yapıldığı, tarafların sözleşmede 3/8 oranında paylaşım yaptıkları, proje tadilatı sonucu bağımsız bölüm sayısının 10’a çıktığı, buna göre davalı arsa sahiplerine 3,75 bağımsız bölüm, davacı yükleniciye ise 6,25 bağımsız bölüm isabet etmesi gerektiği, 1. bodrum katta 2 nolu bağımsız bölüm oluştuğundan davacı yüklenicinin bu bağımsız bölümdeki payının %25 olup bunun da parasal karşılığının 17.500,00 TL olduğu belirtilerek, davacı yüklenicinin asıl davada tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, 17.500,00 TL’nin davalı arsa sahiplerinden tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı arsa sahipleri tarafından üçüncü kişilere satışı yapılan bağımsız bölümlerin davacı yüklenicinin talimatıyla ve sözleşmedeki edimin ifası amacıyla yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacı yüklenici tarafından 8 adet bağımsız bölüm yapılacağı, buna göre zemin kat 1 ila 2 kat. 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin davalı arsa sahiplerine, geri kalan bağımsız bölümlerin ise davacı yükleniciye ait olacağının düzenlendiği, yapılan proje tadilatı sonrasında 1. bodrum kata 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin yapıldığı, böylelikle bağımsız bölüm sayısının 10 olduğu, proje tadilatı sonrasında teselsül eden bağımsız bölüm numaralarına göre zemin kat 3 ila 2. kat 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin davalı arsa sahiplerine, 4, 5, 6, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin ise davacı yükleniciye kaldığı, bdorum katta yeni oluşan 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin ise sözleşmedeki paylaşım oranına göre taraflar arasında paylaşılması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından her ne kadar 6 nolu bağımsız bölümün davalı arsa sahiplerinin olduğu kabul edilmiş ise de davalı arsa sahipleri cevap dilekçelerinde bu bağımsız bölümün davacı yükleniciye kaldığını ve onun tarafından kiraya verildiğini, eksik ve ayıplı işler nedeniyle devrinin yapılmadığını ifade ettiklerinden mahkemenin bu kabulü doğru olmadığı gibi, proje tadilatı sonrasında 4 nolu bağımsız bölümün 6 nolu bağımsız bölüm olduğu, onun da sözleşmedeki paylaşım uyarınca davacı yükleniciye ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı arsa sahipleri 4, 5, 6, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümler ile yapı ruhsatı ve proje tadilatı sonucu yapılan 1. bodrum katta bulunan 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümleri davacı yüklenicinin talimatıyla üçüncü kişilere sattıklarını savunmuş iseler de; Dairemizin istikrar kazanmış içtihat ve uygulamalarına göre yazılı belge niteliğinde olan resmi senedin aksinin kanıtlanabilmesi için davalı arsa sahiplerinin bu savunmasını davacı yüklenici ile bağımsız bölümü satın alan üçüncü kişi arasında yapılan alacağın temliki niteliğindeki belge ile, satın alan kişinin bunu doğrulayan
beyanı ile, üçüncü kişi tarafından satış bedelinin yükleniciye ödendiğine dair banka kaydı, havale ya da resmi belge ile kanıtlanması mümkün olup, davalı arsa sahiplerince belirtilen şekilde bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından mahkemece bağımsız bölümlerin davacı yüklenicinin davalı arsa sahiplerine talimatıyla üçüncü kişilere satışının yapıldığının kabulü doğru olmamıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; proje tadilatıyla kazanılan 1. bodrum kata yapılan 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerden sözleşmede kararlaştırılan paylaşım oranına göre davacı-karşı davalı yüklenicinin hissesine düşecek bedel ile proje tadilatı nedeniyle bağımsız bölüm numaralarında oluşan değişiklik sonucu davacı-karşı davalı yükleniciye isabet eden 4, 5, 9 ve 10 nolu bağımsız bölüm bedellerinin hesaplattırılarak davacı-karşı davalı yüklenici lehine hükmetmek, davacı yüklenicinin yapı kullanma iznini alarak edimini yerine getirdiği anlaşıldığından davalı arsa sahibi … adına tapuda kayıtlı bulunan ve sözleşme uyarınca davacı yükleniciye ait olduğu anlaşılan 6 nolu bağımsız bölümün bu davalı adına olan kaydının iptal edilerek davacı-karşı davalı yüklenici adına tesciline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Davalı-karşı davacı … tarafından açılan karşı davaya yönelik davacı-karşı davalı yüklenicinin temyiz itirazlarına gelince;
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalı yüklenicinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Karşı davacı arsa sahibi tarafından mutfak dolaplarının kullanılamayacak seviyede ayıplı olması nedeniyle değiştirilmek zorunda kalındığı, davlumbazların takılmadığı iddiasıyla alacak isteminde bulunulmuş ise de; ayıplı olduğu iddia edilen mutfak dolapları mevcut olmayıp, karşı davacı arsa sahibi tarafından söz konusu mutfak dolaplarındaki ayıpların varlığı ve niteliği yasal delillerle kanıtlanamadığı ve ayıplı ve eksik yapıldığı davacı-karşı davalı yüklenici tarafından kabul edilmediğinden karşı davada mutfak dolapları ve davlumbazla ilgili giderim bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemlerim kabulü doğru olmadığı gibi, bilirkişi ek raporundan eksik olan su sayaç dolaplarının davacı-karşı davalı yüklenici tarafından tamamlandığı anlaşıldığından bu bedele hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Davalı -karşı davacı arsa sahibi tarafından sözleşme ve eki teknik şartname uyarınca yapılması gereken asansörün eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasıyla alacak isteminde bulunulmuş ise de; davacı-karşı davalı yüklenici tarafından asansördeki ayıpların imalâta ilişkin olmayıp kullanım sonucu olduğu ileri sürülmüştür. Hükme esas alınan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, asansördeki ayıpların makine mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu husus üzerinde durulmadan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; asansördeki eksik ve ayıplarla ilgili asansör konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak davacı yüklenicinin asansördeki ayıpların kullanım sonucu ortaya çıktığına dair savunması da değerlendirilerek karşı davacı arsa sahibinin asansörün eksik ve kusurlu yapılması nedeniyle payı oranında giderim bedeli isteyip
isteyemeyeceği ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmekten ibaret olmalıdır.
Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu vertilen karar doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı yüklenicinin karşı davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca asıl davaya ilişkin temyiz itirazları ile karşı dava yönünden diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 ve 3. bentlere göre asıl ve karşı davada yüklenici yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı-karşı davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 308,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.