YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3741
KARAR NO : 2019/2837
KARAR TARİHİ : 18.06.2019
Mahkemesi :… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup mahkemece bozmaya uyularak dosya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş bu mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan davalılar murisi …ile diğer davalı SS … Konut Yapı Kooperatifindeki elektrik işlerinin tamamlanması konusunda 03.06.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, edimin yerine getirdiğini, sözleşme gereğince iş bedeli olarak 19210 ada 1 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümün davacı adına tescil edilmesi, olmadığı taktirde iş bedeli olarak kararlaştırılan 66.000,00 TL’nin ödenmesini talep etmiş, davalı …mirasçıları vekili cevabında, davacının sözleşmede kararlaştırılan işin yapılarak usulüne uygun şekilde teslim edildiğini kanıtlaması gerektiğini, sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılması nedeniyle tescil istenemeyeceğini, davalı SS … Konut Yapı Kooperatifi yönünden ise kooperatif arasında sözleşme ilişkisi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Ankara 1. Tüketici Mahkemesi’nce davacının tapu iptâli ve tescil davasının reddine, davalı Kooperatif yönünden açılan alacak davasının reddine yüklenici muris …aleyhine açılan alacak davasının kabulü ile 66.000,00 TL’nin yüklenici mirasçılarından tahsiline dair verilen hükmün vekâlet ücreti yönünden davacı, …mirasçıları tarafından ise esas yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2015 gün 2015/3964 Esas 2015/15172 Karar sayılı ilamı ile davaya bakmaya görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrasında mahkemece
Okundu.
davalı Kooperatife yazılan müzekkere, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu neticesinde işin yapılarak teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ve davalılar murisi …arasında 03.06.2010 tarihli ve imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen “eser” sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Davacı taşeron davalı ise yüklenicidir. Sözleşmede davacı taşeronun SS … Yapı Kooperatifi inşaatındaki tüm elektrik işlerinin tamamlanması karşılığında iş bedeli olarak 1 nolu bağımsız bölümün verileceği, davacı taşeronun ise bağımsız bölüm verilmesi halinde 8.500,00 TL bedeli ödeyeceği aksi taktirde iş bedeli olarak kararlaştırılan 66.000,00 TL’nin davacı taşerona verileceği uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı taşeron tarafından sözleşme kapsamındaki elektrik işlerinin yapılıp teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacının sözleşme konusu eseri teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de, mahkemenin kabulü dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Dairemizin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. Somut olayda davacı sözleşme kapsamındaki işleri bitirerek teslim ettiğini iddia etmiş mahkemece yapılan keşif ve alınan 30.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise dava konusu binaların ortak alanlarındaki ve diğer alanlardaki elektrik işlerinin tamam ve çalışır vaziyette olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeyip ayakta kaldığından bu sözleşmeler kapsamında kalan işlerin tümüyle taşeron tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalı yüklenici mirasçılarının, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekir, dosya kapsamı itibariyle işin davacı taşeron tarafından tamamlanmadığına dair bir belge ya da tespit bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece işin davacı tarafından yapılıp teslim edilmediğine dair davalı Kooperatife yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda hüküm tesis edilmiş ise de, davalı sıfatında olan Kooperatiften temin edilen belgeler her zaman temini mümkün olan belgelerden olduğundan dava konusu işe aidiyetin saptanmasında tek başına yeterli kabul edilemez. Yine her ne kadar davalı Kooperatif tarafından bir kısım işlerin davacıya yaptırıldığı ve karşılığında davacıya toplamda 1.800,00 TL iş bedeli ödendiği de belirtilmiş ise de, yapılan ödemelerin davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığının ispat edilemediği gibi davacı veya davalı …mirasçılarının da yapılan ödemenin dava konusu sözleşme kapsamında yapıldığına dair bir kabul de bulunmamaktadır. Bu nedenler ile mahkemece davalı …mirasçıları yönünden davanın 66.000,00 TL üzerinden kabul edilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle
Okundu.
hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı …Mirasçılarından alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.