Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4164 E. 2019/1257 K. 20.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4164
KARAR NO : 2019/1257
KARAR TARİHİ : 20.03.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminat istemlerine ilişkin olup davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin; davalının 3 katlı evinin inşaatında taşeronluk yaptığını, taşınmazı tam ve eksiksiz olarak teslim etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, akabinde alacağın tahsili amacıyla … 1. İcra Müdürlüğü’ nün 2012/6852 sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalının bu takibe yaptığı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek icra takibinin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin söz konusu yapının müteahhidi ve sahibi olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesinin mevcut olmadığını, müvekkili ile davacı asil arasında sadece belli bir süreliğine işçi işveren ilişkisi kurulduğunu, davacının müvekkilinin yanında yevmiyeli işçi olarak çalıştığını ve günlük yevmiyesinin de kendisine eksiksiz olarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 21/01/2014 tarihli, 2013/152 Esas, 2014/9 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı sonucu dosyanın tevzi edildiği … 3. İş Mahkemesi 03.12.2015 tarihli, 2014/282 Esas, 2015/911 Karar sayılı kararında; taraflar arasında davalıya ait 3 katlı inşaatın kalıp, demir ve duvar işlerinin kabala olarak yapılması için eser sözleşmesi yapıldığını, davacının yapılan eser sözleşmesi uyarınca aldığı işi kendisi tarafından temin edilen işçilerle yaptığını, davacı ile davalı arsında işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan hizmet akdi olmadığını belirterek görevsizliğine karar vermiş, verilen bu karar Yargıtay yüksek 7. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2016 tarihli, 2016/22819 Esas, 2016/15552 Karar sayılı kararı ile onanmış ve aynı tarihte kesinleşmiştir.
Mahkemece; alacak miktarı itibari ile aradaki sözleşmenin varlığının ve bu sözleşmeden dolayı alacaklı olunduğunun yazılı delille ispat edilmesi gerekirken davacının usulüne uygun delillerle alacağını ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama safahatına ilişkin yapılan bu açıklamalar ışığında dava konusu olay
değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; iş bedelinin kapsamında ve ödemeler konusunda toplanmaktadır. TBK’nın 481. maddesine göre eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmiş ise bedel yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.
Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Bu durumda; davacı taşeronun yapmış olduğu imalâtın yapıldığı yıl mahalli piyasa rayicine göre hesaplanması zorunludur. Mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi vasıtası ile mahallinde keşif yapılarak davacının yapmış olduğu imalâtların yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile KDV ilave etmeden bedelini belirlemek, davalının kanıtlayabildiği ödemeleri bu bedelden mahsup edip bakiye kalırsa bu miktar üzerinden itirazın iptâline ve dava konusu alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama sonucu belirlendiğinden ve alacak likid sayılamayacağından icra inkâr tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından reddine karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.