Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4427 E. 2019/2283 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4427
KARAR NO : 2019/2283
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşme uyarınca ödenmeyen bedel için başlatılan takibe yönelik itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz olunmuştur.Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında … 26. Noterliği’nde 01.02.2002 tarihinde 2309 yevmiye numaralı “Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşme uyarınca inşaat yapılacak arsanın tapusunun alınması için gerekli ödemelerin davacı yüklenici tarafından karşılanacağı ve tapunun alınmasından sonra tapu bedelinin % 40’ı ile diğer ödemelerin arsa sahiplerince yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının 15.05.2009 tarihli makbuzla 37.440,00 TL ödemesine ve …Noterliği’nin 29.04.2010 tarihli taahhütnamesine karşın ödeme yapmadıklarını, başlattığı takibe de itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar taraf cevap dilekçesinde, davacının tapu bedelini sözleşmenin tarafı olan muris … mirasçılarından talep edebileceğini, yine … …’un kendi hissesinin %20’sini davalı …’a, kalan % 20 hissesini ise …’a devrettiğini, davacıların zaten tapulu bir taşınmazı aldığı için tapu bedelinden sorumlu tutulamayacağını, otopark bedeline ilişkin ise davacının taahhütname ile ödemeyi üstlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davacının dayandıkları taahhütnamede hisseleri oranında tapu bedeli ödeyeceklerine dair bir taahhütte bulunmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz olunmuştur.Hukukumuzda sözleşme serbestliği ilkesi mevcuttur. Kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmamak kaydıyla herkes dilediği gibi sözleşme yapabilir ve “ahde vefa” ilkesi uyarınca sözleşmeye bağlılık esastır. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekilde yapılması zorunluluğu bulunmakta olan sözleşmeler dışında sözlü yada yazılı sözleşmeler geçerlidir. Taahhütnamede bir nev’i sözleşmedir. Davacı yüklenici şirket, davalılar ise arsa sahibi … ve … olup, tapulu taşınmazda 1/5’er oranında hisseleri bulunmaktadır. Davacı şirketin hissesi ise 3/5’dir. Davacı yüklenici şirket ile dava dışı muris … arasında 18.02.2002 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmede dava konusu yerin tapu tahsis belgesi olduğu ve hazineden yada belediyeden satın alındığı taktirde %40 bedelinin mal sahibi tarafından yükleniciye ödeneceği, inşaatın tamamlanması halinde ise, arsa sahibine inşa edilecek binadan iki daire verileceği kararlaştırılmıştır. Yine imzası inkar edilmeyen 29.04.2010 tarihli adi yazılı şekilde taahhütnamede de, muris … hissenin yarısını …’a, kalan yarısını ise, devretmiş ve bu protokol ile arsa payının bedelinin ödeneceği taahhüt edilmiştir. Yine 20.03.2012 tarihli taahhütnamede de aynı şekilde otopark bedeli yanında arsa payının ise, otopark ihtiyacı karşılandıktan sonra en geç 90 gün sonra o yıla ait miktarlara göre değerlendirilecek ödeneceği taahhüt edilmiştir. Ancak adi yazılı sözleşmenin 4. maddesinde yüklenicinin edimleri sayılmış olup, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine verilmesi gereken daireler konusunda da değerlendirmeler bulunmaktadır. Mahkemece, bu taahhütname ve Noterlikte düzenlenen taahhütname değerlendirilmiş ve sözü edilen taahhütnamelerde otopark bedellerinin ödeneceğinin taahhüt edildiği, arsa bedelinin ödeneceğine dair bir taahhüt olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, bahse konu taahhütnamede arsa bedelinin de ödeneceği açıklandığına göre, mahkemece işin esasının incelenip, yüklenicinin edimlerinin sözleşme ve taahhütname hükümlerine göre tam olarak yerine getirilip getirilmediği araştırılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilince temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 14.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.