YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4489
KARAR NO : 2019/1181
KARAR TARİHİ : 18.03.2019
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, fazla ödenen iş bedelinin iadesi için başlatılan takibe yönelik itirazın iptâli davası olup, mahkemece kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı … Asansör San. Tic. … arasında müvekkili şirkete ait … …Mahallesindeki 68 pafta 1403 ada ve 1 parselde kayıtlı tek blok binaya 15 duraklı, 400 kg lık iki adet asansör yapımı ve montajı işinin yapılması hususunda anlaştığını, davalı tarafa bu işin yapımı nedeniyle 47.600,00 TL ödendiği ve bu iş karşılığı geriye kalan alacaklarının da 14 taksitte ve toplam 100.000,00 TL bedelli 14 adet senedin hizmet karşılığı ödenmek üzere davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı tarafın sözleşme gereği yapması gereken işi tamamlamadığını, işin sadece küçük bir bölümünün yapıldığını, davalı tarafın ödemeleri aldıktan sonra şirketlerini kapattıklarını ve müvekkil şirketten aldıkları senetleri de ciro ettiklerini, ciro yoluyla üçüncü kişilere geçen senet bedellerini de ödemek zorunda kaldığını, müvekkili icra masrafları ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 169.270,00 TL ödediğini, davalı asansör şirketi müvekkili şirketin işini yapmayıp aldığı peşin ödemeleri ve senetleri defaten talep etmesine rağmen davalı tarafa ödemeye yanaşmayınca alacaklarının tahsili için … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/19083 Esas sayısı ile başlattıkları icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın iptâli ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalı vekili ise sözleşme konusu işin yapılabilmesi için gerekli şartları davacının yerine getirmediği, müvekkilinin sözleşmeyle üslendiği işin %80’ini yaptığını, davacı tarafından yapılan ödemenin yapılanın yarısını karşılamadığını, işin tamamlanmamış olmasından müvekkiline verilen senetlerin vade tarihlerinde ödenmeyip
icraya konulmasından icra masrafları ve vekalet ücreti ödenmek zorunda kalınmasından davacının kusurlu olduğunu ve takip konusu alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında sözleşme imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 480. Maddesi (BK 365.) kapsamında götürü bedelli eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde yüklenicinin hak ettiği iş bedeli, diğer bir deyişle fazla ödenen iş bedeli olup olmadığının tespiti fiziki oran yöntemine göre bulunmalıdır. Davacı fazla ödeme yaptığını iddia etmiş ayrıca çeklerin ciro edildiği kişilere icra kanalıyla yapılan ödemeleri de eldeki davada takibe dayanak olarak göstermiştir. Davacının yükleniciye ödediği bedel 87.457,74 TL olup, bu durumda yüklenicinin hak ettiği iş bedeli bulunup fazla ödenen miktar varsa bu miktar üzerinden dava kabul edilmelidir. Bu yönteme uygun olmayan rapor hükme esas alınamaz.
Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, 22.06.2017 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınması yeterli görülmezse yeni bir makine mühendisinden rapor alınıp çelişki olursa giderilmeli, sözleşmenin 143.370,00 TL götürü bedel olduğu kabul edilip, davalının yapmış olduğu işin yüzde olarak fiziki oranını bulup bu fiziki oranın 143.370,00 TL’ye uygulayıp yüklenicinin hak ettiği iş bedelini bulmak, davacı iş sahibinin ödediğini kanıtladığı 87.457,74 TL’yi mahsup edip bakiye bedelin tahsili ve kararı davacı tarafın temyiz etmediği gözetilip kazanılmış hak ilkesi göz önüne alınarak karar vermekten ibaret olmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.