Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4933 E. 2019/2667 K. 10.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4933
KARAR NO : 2019/2667
KARAR TARİHİ : 10.06.2019

Davacılar 1-E.. T.. 2-M.. S.. 3-M.. E.. 4-İ.. E.. 5-F.. Ö.. 6-M.. Ş.. 7-S.. H.. 8-S.. Ş.. 9-B.. S.. 10-A.. K.. 11-M.. S.. 12-M.. Y.. 13-N.. K.. 14-H.. A.. 15-İ.. T.. 16-H.. D.. 17-M.. A.. 18-Ş.. Ç.. 19-B.. C.. 20-A.. Y.. 21-H.. B.. 22-Ş.. E.. 23-M.. B.. 24-R.. Y.. 25-E.. A.. 26-İ.. Ş.. 27-V.. K.. 28-İ.. B.. 29-Ç.. E.. 30-A.. E.. 31-Y.. Ç.. ile davalılar 1-Temizel Et Yemek Hizm. Gıda Paz. Oto. İnş. Tem. Ltd. Şti. 2-A.. G.. arasındaki davadan dolayı Batman 3. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 14.05.2015 gün ve 2013/720-2015/162 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesinin 23.05.2018 gün ve 2016/89-2018/3294 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.

Dava, yükleniciden bağımsız bölüm satın alanlar ile arsa sahiplerinden satın alanların açmış oldukları eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce bozulmuş, davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymayan davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince; davacılar vekili müvekkillerinin Zekeriye Tereciye ait bulunan taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalılara devredilen binalardan daire satın aldıklarını, davalıların arsa sahibi ile aralarında akdetmiş oldukları sözleşmenin gereklerini yerine getirmediklerini, arsa sahibinin yükleniciye karşı açtığı ve feragatle sonuçlanan dava dosyasında tespit edilen 61.451,00 TL’lik zararın tahsili ve iskan masraflarına ilişkin olarak hesaplanan 49.702,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılardan şirket vekili davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacılardan bir kısmının tapu kaydında malik olarak görünmediğini, bir kısmının konutları dava dışı 3. kişilerden satın aldıklarını, çevre düzenlemelerinin müvekkiline ait olmadığını savunmuştur. Gerçekten de, Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/775 Esas
Okundu.
ve 2013/312 Karar sayılı dava dosyasında, davacı arsa sahibi Zekeriye Terece tarafından davalılar Temizel Et Yemek Hizm. Gıda Paz. Oto. İnş. Tem. Ltd. Şti.’ye ve şirket müdürüne karşı dava açılmış, ancak, feragat nedeniyle dava reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Eldeki davada bu kez daire malikleri yüklenici şirkete ve şirket müdürüne dava açmışlardır. Ne varki, Dairenin bozma ilamında da vurgulandığı üzere davacıların taşınmazları arsa sahibinden mi, yükleniciden mi, yoksa dava dışı şahıslardan mı satın aldıkları konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenlerle öncelikle bu hususun araştırılıp, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden akit tabloları getirtilip akdi ilişkinin açıklığa kavuşturulması zorunlu olduğu gibi, şayet yükleniciden bağımsız bölüm satın alan daire sahibi var ise, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa’nın 23/1. Maddesi uyarınca görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu nedenlerle öncelikle davacılardan yükleniciden daire satın alanlar var ise, bu davacılar yönünden görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan bu dava dosyasından tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilip davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması zorunludur. Dairelerini arsa sahiplerinden ya da dava dışı 3. kişilerden satın alanlar yönünden ise şimdiki gibi dava Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılmalıdır.
Öte yandan kabule göre de, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığı halde tüm bedelin tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davalı A.. G..’in davada husumeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Kararın bu gerekçelerle de bozulması gerekirken yazılı gerekçeyle bozulması doğru olmamış, bu gerekçenin de ilavesi suretiyle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme isteminin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2018 tarih 2016/89 Esas ve 2018/3294 Karar sayılı bozma gerekçesine ilave edilerek BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 10.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.