Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5410 E. 2019/2971 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5410
KARAR NO : 2019/2971
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

Davacı … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı S.. B.. arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 26.05.2016 gün ve 2015/29-2016/167 sayılı hükmü düzelterek onayan Dairemizin 25.06.2018 gün ve 2018/2291-2655 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan KDV bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyizi üzerine davacının tüm temyiz itirazları reddedilip davalının temyiz itirazları doğrultusunda hükmün düzeltilerek onanmasına dair Dairemiz’den verilen 25.06.2018 gün 2018/2291 Esas, 2018/2655 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekilince yasal süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 20.11.2013 tarihli sözleşme ile davacı yüklenicinin, Savur Belediyesi sokak sağlıklaştırma cephe iyileştirme restorasyon-onarım yapım işini üstlenip yerine getirdiği ve bedelini tahsil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki ihtilâf yapılan işin KDV’ye tabi olup olmadığı, KDV’nin bedele dahil olup olmadığı ve ödenmeyen KDV’nin iş sahibinden istenip istenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Sözleşmenin, sözleşme bedeline dahil olan giderler başlıklı 7.1. maddesinde “taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi resim, harç, yapı kullanma izin belgesi giderleri vb. giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak KDV sözleşme bedeline dahil olmayıp, KDV Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrasına 5226 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle eklenen (d) bendinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescili taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimlerin KDV’den istisna olacağı hükme bağlanmış olup idare tarafından yükleniciye ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu hükmüne göre KDV sözleşme bedeline dahil olmamakla birlikte 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 17. maddesi 2. fıkrasına eklenen (d) bendi gereğince yapılacak iş ve imalâtlar KDV’den muaf olacağından yükleniciye KDV ödenmeyecektir.
Dosya kapsamındaki deliller, yazışmalar, hakediş raporları, faturalar, teslim tutanakları, defterdarlık yazıları ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafça üstlenilip gerçekleştirilen imalâtın sözleşmenin 7.1. maddesinde KDV’den istisna kapsamında kalan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz, kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projeleri kapsamında kalmadığı ve KDV istisnası kapsamına girmediği anlaşılmaktadır. Yüklenicinin KDV’yi vergi dairesine ödeyip ödememesi ya da geç ödemesi Vergi Usul Kanunu gereğince sorumluluğunu gerektiren bir husus olup, iş sahibinden talep edilmesi için kendisinin KDV’yi vergi dairesine ödemiş olması zorunlu değildir.
Bu durumda; dosya kapsamındaki delillere göre gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlendiği anlaşılan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre davacının düzenlediği faturalar ve gerçekleştirdiği imalâtlar karşılığı sözleşme bedeline dahil olmayan ve istisna kapsamında kalmayan 143.230,82 TL KDV’yi davalı iş sahibinden istemekte haklı olduğundan taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yüklenici tarafından KDV’nin Maliye’ye ödenmemiş olması gerekçesi ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken ve bu hususlar gözden kaçırılarak vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.06.2018 gün 2018/2291 Esas, 2018/2655 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 25.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.