YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1033
KARAR NO : 2019/3771
KARAR TARİHİ : 07.10.2019
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı, karşı dava ise istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir. 29.05.2011 tarihli sözleşmede bedel toplam olarak kararlaştırıldığından götürü bedellidir. KDV bedele dahil olmadığından anahtar teslimi iş bedeli 49.800,00 TL’ye %18 KDV eklendiğinde toplam götürü bedel 58.764,00 TL olmaktadır.Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak tesis edeceğinden 09.05.1960 gün 21/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre bozma gereğince inceleme yapılması ve karar verilmesi zorunlu hale gelir. Somut olayda usuli kazanılmış hakkın istisnaları bulunmamaktadır. Dairemizin uyulan 17.09.2015 tarihli bozma ilamının 2. bendinde davacı yüklenicinin hakettiği bedelin fiziki oran yöntemine göre hesaplanıp, kanıtlanan ödemeler de düşüldükten sonra sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. İlk bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan bozmadan sonra rapor ve ek rapır alınmış ise de; hesaplama fiziki oran yöntemine göre ve uygun biçimde yapılmadığı gibi 26.02.2018 tarihli raporun 5.sayfa son paragrafında banyolarda düşük döşeme yapılması ile ilgili bu imalâtın kırılıp yeniden yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen işin yapılmayan oranına dahil edilmemiş olması ve sözleşmede kapılar ile ilgili çelik kapıların marka ve diğer özelliklerine ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen ek raporda kapıların ve montajının yapılmadığı kabul edilerek ve yapılmadığı kabul edilmesine rağmen fiziki oran yöntemine göre gerçekleştirilen iş oranından düşülmeksizin nasıl hesaplandığı belli olmayan bedelin davacı alacağından düşülerek hesaplama yapılmış olması sebebi ile bozmadan sonra alınan ek raporların bozma ilamına uygun olduğunun kabulü ve hükme esas alınması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi gereğince önceki bilirkişi kurulundan alınacak ek rapor ile sonuca ulaşılması mümkün olmadığından gerçeğin ortaya çıkması için yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişiden dosyadaki mevcut sözleşme, delil tespit dosyaları, tutanak, belgeler, … ve tüm delillere göre davacının sözleşme ile üstlendiği işlerden eksikler ve kusurları göz önünde tutarak ve bunların gerçekleştirilen imalât seviyesinden düşmek sureti ile ve tarafların kapılar ve banyo döşemeleri ile ilgili itirazlarını da göz önünde tutarak işin tümüne göre gerçekleştirilen imalâtın fiziki oranı ile bulunacak bu fiziki oranın KDV dahil 58.764,00 TL toplam götürü iş bedeline uygulanmak sureti ile yüklenicinin hak ettiği imalât bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, bundan yükleniciye yapılan ve sözleşme konusu işte kullanılan malzemeler için iş sahibinin yaptığı ödemeler toplamı 18.499,80 TL düşülerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile asıl davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan, 437,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.