YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1275
KARAR NO : 2019/3992
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık … tarafından 05.12.2011 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan … – … Yolu Km: 278+000 – 333 +OOOG / 1+2001 – 33+200 Kesiminin (Bağlantı Yolları Dahil) İkmal İnşaatı İşi” ihalesine ilişkin olup davacı, idarece kendilerinin de içersinde bulunduğu ortaklığın haksız olarak ihale dışı bırakılıp geçici teminatlarına el konulduğundan bahisle taminat mektuplarının iptâline ve iadesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yargı yolu farklılığı nedeni ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2001 gün 2001/257-285 sayılı Kararı, Dairemizin yerleşik uygulama ve içtihatları ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 03.02.1997 gün 4/3 sayılı Kararlarına göre kamu kurumlarının taraf olduğu eser sözleşmesinden doğan davalarda feshin sözleşmeden önce veya sonraki sebeplere göre yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeksizin sözleşmenin imzalanmasından önce ortaya çıkacak ihtilâflarda idari yargı görevlidir. Somut olayda; davacının da içerisinde bulunduğu adi ortaklığın ihaleden çıkartılıp geçici teminatlarına el konulmasına yönelik ihtilâf sözleşmenin imzalanmasından önce ortaya çıktığı için uyuşmazlığın çözümünde idari yargı görevli olup mahkemece yargı yolu farklılığı nedeni ile davanın görev yönünden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Fakat, harç işlemi kamu düzeni ile ilgili olduğundan temyiz edilmese dahi resen Yargıtay’ca incelenebilir. Mahkemece, yargı yolu yönünden ret kararı verilmesi ile davacının bu kararın kesinleşmesinden sonra idari yargı mercilerine dava açması gerekeceğinden verilen karar nihai bir karardır. Açıklanan nedenle; mahkemece maktu harç alınıp fazla olan harcın iadesine karar verilmesi gerekirken harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine yönelik karar verilmesi doğru değil ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmektedir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hüküm bendinin 3. maddesinin karardan çıkartılarak yerine “Peşin alınan 46.024,45 TL harçtan alınması gerekli 25,20 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 45.999,25 TL’nin talep halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 17.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.