YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1469
KARAR NO : 2019/4050
KARAR TARİHİ : 21.10.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptâline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 31.05.2017 tarih, 2016/1122 Esas ve 2017/2342 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Davacı yüklenici dava dilekçesinde; davalı iş sahibi ile kimyasal atık su arıtma ünitesinin imalât, nakliye, montaj ve tam otomatik durumda teslimi için anlaşıldığını, işin kendisi tarafından teslim edilmesine karşın sözleşmede kararlaştırılan bedelin davacı tarafından kendisine eksik ödenmesinden dolayı başlattığı icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptâlini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin işi sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, bu sebeple zarara uğradıklarını, davacının edimini eksiksiz yerine getirmediği için işin bedelini talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme Yargıtay bozma sonrası verdiği kararda; davacı yüklenicinin edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesi ile yapılan işin bedeline hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.Mahkemece uyulan bozma ilamında “… mahkemece yüklenicinin edimin sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirip bedele hak kazanılmadığı savunulduğu ve taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, davacı tarafça alınan teknik bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve kabul edilmediğinden yeniden oluşturulacak uzman teknik bilirkişi ya da kurulundan sözleşme ve ekleri ile varsa mevzuatı ile işin niteliğine göre davacı yüklenicinin sözleşme gereği edimini yerine getirip getirmediği bedeline hak kazanıp kazanmadığı ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra istemekte haklı olduğu alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp bu raporun ilk rapordan farklı olması halinde aynı şekilde çelişkiyi giderilecek şekilde 3. bilirkişi heyetinden rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği” belirtilmiş olup, bozma sonrasında alınan raporda davacının sözleşme gereği yaptığı işin bedeline hak kazanmadığının belirtildiği, bu durumda bozma öncesi alınan raporla bozma sonrası alınan rapor arasında açık çelişki oluştuğu, mahkemece çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Bu hususlar dikkate alındığında; mahkemece yapılması gereken tekrar rapor alınarak çelişkiyi gidererek karar vermekten ibarettir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 21.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.