YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1540
KARAR NO : 2019/2676
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
Mahkemesi :… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki dahili davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, dahili davalılar vekilince temyiz olunmuştur.
İlke olarak mecburi dava arkadaşlığı veya yasaların öngördüğü (Örneğin; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 14/5, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 29. maddesi gibi) istisnai haller dışında kendisine husumet yöneltilen kişinin dışında (ve bu arada 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişinin mirasçılarına) ve bir başkasına dahili dava veya müdahil-davalı ve benzeri tanımlamalarla taraf sıfatı verilemez. Davacı taraf istese ve masrafını da vererek dava dilekçesinde davalı olarak hiç gösterilmeyen kişiye davetiye tebliğ edilse, mahkemece ara kararı veya eylemli olarak dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla duruşmalara kabulüne karar verilse bile, anılan kişinin usulü dairesinde davada taraf sıfatını kazandığı kabul edilemez.
Dava şartlarından olan karar ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür. Medeni haklardan yararlanma ise kişinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp ölümüne kadar devam eder. Taraflardan birisinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde mirasçılarının davaya katılımı ile yargılamaya devam olunur.
Okundu.
Ancak kişi daha önce ölmüşse ölü kişiye karşı dava açılması mümkün değildir. Ölü kişiye karşı dava açılmasının mümkün olmadığı halde ölü kişi hakkında dava açılması durumunda açılmış davanın mirasçılarına yöneltilerek dinlenilme olanağı da bulunmamaktadır. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu durumun tek istisnası HMK’nın 124. maddesi gereğince maddi bir hata yapılması veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin bulunmasıdır. Ölü kişiye karşı dava açılmasında da tüm çaba ve araştırmalara rağmen bu durumun tespit edilememesi halinde dava sırasında öğrenilmesi halinde HMK’nın 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına ait olmayan maddi hata kabul edilerek düzeltilmesi mümkündür.
Yine davanın gerçek kişi veya tüzel kişilere yöneltilmesi gerekmekte olup, şahıs şirketlerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından şahıs firması adına davanın şahsa yöneltilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada davanın açıldığı tarih 27.05.2014 olup, şahıs şirketi olan Bu-Bir Çelik Konstrüksiyon Metal İşleri Sanayi Ticaret adına F.. D..’a karşı dava yöneltilmiş ise de davalı F.. D.. davadan önce 05.04.2014 tarihinde ölmüştür. Ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Açılan davada Fahrettin Turgut’un ölü olduğunun tüm çabaya rağmen tespit edilemediğine dair HMK’nın 124. maddesi gereğince bir talepte ileri sürülmemiştir. Ölü kişi aleyhine dava açılması halinde mirasçıları davaya dahil edilerek hüküm kurulamaz. Netice itibariyle şahıs şirketinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı davanın şahsa karşı yöneltilmesi gerektiğinden ve şahıs şirketinin adına olduğu F.. D..’un da dava açılmadan öldüğü anlaşıldığından davanın bu şahıs yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak ölü kişiye karşı açılan dava görülerek yine usule aykırı olarak mirasçıları da davaya dahil edilerek davanın esasının incelenip sonuçlandırılması doğru olmamış, hükmün temyiz eden dahili davalılar lehine bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün dahili davalılar S.. O.., D.. D.., S.. Ç.., K.. D.. yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden dahili davalılar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden dahili davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden dahili davalılara iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.