Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/1747 E. 2019/4129 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1747
KARAR NO : 2019/4129
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle verilmiş olan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup mahkemece davanın Dairemizin bozma ilamına uyularak kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı davasında, davalı tarafla aralarında düzenlenen sözleşme gereğince, davalının yapmayı üstlendiği imalâtın 50.000,00 TL bedeli karşılığında, davalıya 7.000,00 TL nakit ödeme ile 22.000,00 TL ve 21.000,00 TL bedelinde iki çek verildiğini, bunlardan 21.000,00 TL bedelli çekin ibraz süresinde ödenememe ihtimaline binaen bu çek yerine davalıya aynı bedelli bono verildiğini ve bononun vadesinde ödendiğini ancak çekin iade edilmediğini, davalının üstlendiği işi bitirmemesi nedeniyle 22.000,00 TL bedelli çekin ödenmediğini, işlerin eksik bırakılan kısmının bir kısmını üçüncü bir firmaya 13.000,00 TL’ye yaptırıldığını, yapılan işlerin Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından 30.898,48 TL olarak belirlendiğini, bu imalâtın 13.000,00 TL’lik kısmını kendilerinin dava dışı üçüncü kişilere yaptırdıklarını belirterek davalının takibe koyduğu iki çek bedeli 43.000,00 TL kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davasını istirdat davasına çevirmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2018 tarih ve 3748/566 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın 58.425,86 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı … şirketi arasında düzenlenen sözleşme ile … şirketinin taşeron olarak sözleşmede belirtilen imalâtları yapmayı üstlendiği, bu sözleşmede bedelin belli olmadığı, davacı yüklenici tarafından taşerona davaya konu edilen 21.000,00 TL ve 22.000,00 TL’lik çeklerin verildiği, taşeron tarafından bu çeklerin davalıya ciro edildiği, davalının yargılama sırasında işin tamamlandığına ilişkin savunması üzerine Dairemizin 14.02.2018 tarih ve 3748/566 sayılı ilamında davalının bu savunması nedeniyle ispat yükünü üzerine aldığından işin yapılıp yapılmadığı ve davalının iş bedeline hak kazanıp kazanmadığının araştırılması gerektiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece bozmadan sonra dava dışı iş sahibinden işe ait belgeler getirilmiş, alınan bilirkişi raporunda, gelen belgelerdeki ödeme kayıtlarına göre, taşeron tarafından yapılan imalâtın bedelinin 30.898,48 TL olduğu, bundan davacının kendisinin tamamladığını iddia ederek sunduğu faturalara göre 13.000,00 TL’lik miktar düşürülerek davalının yaptığı imalâtın bedeli 17.898,48 TL hesaplanmış, daha sonra davacının 21.000,00 TL’lik çek yerine davalıya bono verip ödediği kabul edilmiş, sonuçta talepte aşılmak suretiyle davanın 58.425,86 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda, öncelikle belirlenmesi gereken konu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre imalât bedellerinin ne kadar olduğu konusudur. Sunulan sözleşmede yapılacak imalâtlar belirlenmiş ancak bedeli belirtilmemiştir. Bu sözleşmede bedelin asıl iş sahibinin yapacağı ödemeye göre belirleneceğine ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin dava dışı iş sahibinin yaptığı ödemelere göre imalât bedelinin 30.898,48 TL olduğuna ilişkin kabulü doğru olmamıştır. Diğer taraftan iş sahibinden getirilen belgelere göre, işin bitirilerek iş sahibine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalının üstlendiği imalâtları eksik bıraktığı için bunları kendisinin tamamladığını iddia ederek faturalar sunmuş ve mahkemece de bunlar kabul edilmiş ise de, davacının işin eksik bırakıldığı konusunda herhangi bir tespiti bulunmadığından karine işin tamamının taşeron tarafından yapıldığının kabulü yönünde olup, karinenin aksi kanıtlanmadığından iş bedelinden 13.000,00 TL’nin düşürülmesi de doğru olmamıştır. Davacı dava dilekçesinde, sözleşme tarihinde davalıya 21.000,00 TL ve 22.000,00 TL’lik çek verdiğini ancak davalı ile yaptıkları anlaşma ile bunlardan 21.000,00 TL’lik çekin yerine bono verdiğini, çekin iade edilmesi gerekirken davalı tarafından iade edilmediğini ileri sürmüş ise de, kendi imzasının bulunduğu ve her zaman düzenlenmesi mümkün bonoyu sunmuş olması, davalı ile çekin bono ile değiştirildiğine ilişkin savunmasını kanıtlamaya yeterli kabul edilemeyeceği açıktır.Açıklanan tüm bu gerekçelere göre, mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile, karinenin aksi kanıtlanmadığından sözleşme kapsamındaki tüm imalâtların davalı taşeron tarafından yapıldığının kabulü ile, metrajların tespiti açısından dava dışı idareden mahal ve detay listeleri getirilmek suretiyle yapıldığı saptanan işlerin bedellerinin, yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre bedellerinin hesaplattırılması, davacının 21.000,00 TL’lik çek in değiştirilip bedelinin bono ile ödediği savunmasını ispatlayamadığı dikkate alınarak, davalı tarafın belirlenecek imalât bedeli alacağının çek bedellerinden mahsup edilerek, varsa davacının borçlu olmadığı miktarın taleple bağlı kalmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olup eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.