Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/2237 E. 2019/3995 K. 21.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2237
KARAR NO : 2019/3995
KARAR TARİHİ : 21.10.2019

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl ve tescil ile tazminat talebine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyizi itirazlarının reddi gerekmiştir.2-Davacı davasında davalı ile aralarında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre edimlerini yerine getirdiklerini ancak davalı tarafından tapu devirlerinin yapılmadığını belirterek 9-13-14-15 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ile adlarına tesciline ve sözleşme gereği teminat olarak davalıya verdikleri 100.000,00 TL nakit paranın davalıdan tahsiline, beş adet bağımsız bölüm için aylık 600,00 TL ‘den olmak üzere toplam 9.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı savunmasında davacının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini, davacının verdiği 100.000,00 TL’nin teminat olarak değil kira, taşınma giderleri için verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece 13, 14 ve 15 numaralı bağımsız bölümlerinin tapu kaydının iptâli ile davacı adına tesciline, 7.050,00 TL kira bedelinin ve 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, dava konusu 9 numaralı bağımsız bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2018 tarihli 2018/3639 E 2018/3814 K sayılı ilamı ile 9,13,14,15 ve 16 nolu bağımsız bölümler dava konusu edilmesine rağmen 16 nolu bağımsız bölüm ile ilgili karar verilmediğinden diğer temyiz itirazlarının incelenmeksizin davacı talebi nazara alınarak hükmün icrasında tereddüde meydan vermeyecek şekilde 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine uygun olarak tüm talepler açısından karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, 13, 14, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ecrimisil talebinin kısmen kabulüyle dava konusu bağımsız bölümler için tespit edilen 7.050,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, teminat olarak verilen 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline 9 numaralı bağımsız bölüm hakkında el değiştirmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı yüklenici tarafından arsa sahibine teminat olarak bir bedel ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gibi sözleşme nedeniyle arsa sahibine ayrıca bir bedel ödeneceğine dair de bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı buna rağmen davalıya teminat olarak 100.000,00 TL nakit para ödediğini belirterek üç ayrı ödeme makbuzu fotokopisini delil olarak dosyaya sunmuş, davalı ise bu bedeli aldığını ancak teminat olmadığını, kira ve taşınma giderleri için kendisine ödendiğini, makbuzlarda teminat olduğuna ilişkin ibarelerin sonradan eklendiğini ileri sürmüştür. Davacının sunduğu üç farklı ödeme makbuzu fotokopilerinde ise yapılan ödemelerin sözleşme nedeniyle verildiğinin yazıldığı, cümlenin bitiminden sonra parantez içinde “teminata mahsuben” yazıldığı anlaşılmaktadır. İhtilaf makbuzlardaki teminata ilişkin ibarelerin sonradan yazılıp yazılmadığına ilişkindir.HMK 216. maddesine göre “Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini isteyebilir. Belgenin aslını bulunduran taraf… istenmesi halinde, bunu mahkemeye vermek zorundadır.” hükmü mevcut olup, aynı yasanın 217. maddesinde belge ibraz zorunluğu, 220. maddesinde belgenin ibraz edilmemesinin sonuçları hükme bağlanmıştır. HMK 207. maddesinde de “(1) Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.” hükmü bulunmaktadır. Somut olayda davanın dayanağı olan belgelerin dosyada fotokopisi olduğundan mahkemece davacı tarafa ödeme makbuzlarının asıllarının sunulması için süre verilmesi, asıllarının sunulmaması halinde HMK 207 maddesine göre makbuzdaki parentez içindeki kısımla ilgili ayrıca paraf bulunmadığından yazılmamış sayılmasına karar verilerek ve davacının sözleşme gereği borcunun bulunmadığını kanıtlayamamış olduğu dikkate alınarak 100.000,00 TL’nın iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi, belgelerin asıllarının sunulması halinde ise belge üzerinde inceleme yaptırılarak parantez içinde yazılan kısımların sonradan eklenip eklenmediğinin incelettirilmesi, yapılacak incelemede sonradan eklenmediğinin anlaşılması halinde teminat olduğunun kabulü ile inşaatın bittiği de anlaşıldığından davacıya iadesine karar verilmesi, sonradan eklendiğinin anlaşılması halinde ise yine ayrıca paraf bulunmadığından yazılmamış sayılmasına karar verilerek ve davacının sözleşme gereği borcunun bulunmadığını kanıtlayamamış olduğu da dikkate alınarak 100.000,00 TL’nın iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu kısma ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.