Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/2812 E. 2019/3962 K. 16.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2812
KARAR NO : 2019/3962
KARAR TARİHİ : 16.10.2019

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı-birleşen dosya davalısı vekili ile asıl dosya davalıları vekillerince temyiz edilmiş, davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … ile davacı asil … geldi. Davalı-k.davacılar vekili ve birleşen dosya davalıları asiller gelmedi. Hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenici tarafından arsa sahipleri aleyhine açılan asıl dava, imalât bedelinin tahsili, arsa sahipleri tarafından yüklenici ve 3. kişiler aleyhine açılan birleşen dava davalıların elatmasının önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece asıl davanın ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilmiş, birleşen davada davacıların feragati sonucu verilen hükmün Yargıtay incelemesi sonucu kesinleştiğinin anlaşıldığı belirtilerek birleşen dava açısından yeniden hüküm kurulmamış, verilen karar arsa sahipleri ve yüklenici vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden yüklenici ile arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2014 gün 2014/1427 Esas, 2014/3246 Karar sayılı bozma ilamında bilirkişilerden alınacak ek raporla arsa sahiplerinin yararına ve kullanabilecekleri nitelikte imalâtın varlığı saptandığı takdirde, feshin kesinleştiği tarihteki serbest piyasa rayiçleri üzerinden varsa binadaki ayıplı işler de dikkate alınarak imalât bedelinin hesaplattırılması, bulunacak bedelden yapının 06.03.2007 deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için gerekli tüm masrafları ile H/2 çekme mesafesine uygunluğun sağlanabilmesi için yapılması gereken masrafın ve varsa diğer tüm uygun hale getirme masraflarının hesaplattırılarak mahsup edilmesi suretiyle belirlenecek bedelin hüküm altına alınması gereğine işaret edilmiştir.
Yargıtay bozmasından sonra bozma ilamı gereğince bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi kurulmadan 23.07.2015, 29.04.2016 ve 28.12.2016 tarihli ek raporlar alınmış ise de; ek raporlar birbirinden farklı olup çelişki giderilemediği ve taraflarca da itiraz edildiğinden mahkemece hükme yeterli görülmemiştir. Mahkemece bunun üzerine yeniden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak 21.04.2017 tarihli rapor ile itiraz üzerine 16.05.2017, 06.02.2015 ve 05.04.2018 tarihli ek raporlar alınmış ve 16.05.2017 tarihli ek rapora itibar edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Söz konusu ek raporda imalât bedelleri feshin kesinleştiği tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile değil yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkındaki tebliğe göre hesaplandığı gibi H/2 çekme mesafesine aykırılığın giderim ve deprem yönetmeliğine uygun hale getirme bedeli de mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmediği ve özellikle depremle ilgili tahlil ve analiz bedellerinin yatırılmış olması halinde yargılama giderine dahil edilmesi mümkün olmakla birlikte yönetmeliğe uygun hale getirme bedeline dahil edilmesinin mümkün olmamasına rağmen söz konusu ek raporda analiz bedelinin inşaatın deprem yönetmeliğine uygun hale getirilme bedeline katılıp yüklenici alacağından mahsup edilmiş olması sebebiyle 16.05.2017 tarihli ek raporun bozma ilamına uygun ve hükme yeterli olduğunun kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, HMK’nın 281/3. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu ile birlikte gerekirse mahallinde keşif de yapılarak bilirkişi kurulundan asıl dava davacısı yüklenicinin fesih kararının kesinleştiği 04.11.2003 tarihi itibariyle gerçekleştirdiği ve arsa sahiplerinin yararına olan iş ve imalâtların nelerden ibaret olduğu, bunların feshin kesinleştiği 04.11.2003 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile ve mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ile KDV olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin bedeli ile bu bedelden H/2 çekme mesafesine uygunluğu sağlanması için yine aynı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre gereken masraf ve yapının 06.03.2007 deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için feshin kesinleştiği tarihteki serbest piyasa rayiçleri ile yapılması gerekli masraf miktarları konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, hesaplanacak imalât bedelinden, H/2 çekme mesafesine uygunluğunun sağlanması ile deprem yönetmeliğine uygun hale getirme masrafları düşülerek sonucuna uygun karar verilmesi olmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi ek raporuna itibar edilerek asıl davanın kısmen kabulü ve karar başlığında tarafları gösterilerek birleşen davanın müdahalenin meni davası olduğu belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında birleşen dava yönünden herhangi bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle yüklenici ve arsa sahiplerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün arsa sahipleri ile yüklenici yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl dava davalıları arsa sahiplerinden alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan asıl dava davacısı yükleniciye verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden arsa sahipleri yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl dosya davalılarından alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısı ve asıl dosya davalılarına iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 16.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.