YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/317
KARAR NO : 2019/4159
KARAR TARİHİ : 30.10.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar :1-… Vek. Av. …
2-… 3-… 4-…
Vek. Av. …
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinin ifası sırasında, yüklenicinin üçüncü şahsa verdiği zararın iş sahibi tarafından ödenmesi nedeniyle, ödenen bedelin yükleniciden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karar, davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm verilmiş olmasına,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı …, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/560 Esas 2004/621 Karar sayılı dosyasında hükmedilip, … İcra Müdürlüğü’nün 2004/628 Esas sayılı dosyasına ödediği 20.504,79 TL’nin, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı yüklenici şirketten rücuan tahsilini talep etmiştir. Yanlar arasında imzalanan sözleşme eki Genel Şartname’nin 18. maddesi gereğince, kazalara karşı tedbir alma yükümlülüğü yükleniciye ait olup, bunlardan doğacak iş sahibi ve 3. kişilerin uğradığı zararlardan yüklenicinin sorumlu olacağı kararlaştırıldığı ve zararın oluşmasında davacının kasıt ve ağır kusuru bulunmadığından, davacı ödediğini rücuan yükleniciden talep etmekte haklı olmakla birlikte, Dairemizce; rücu talebinin dayanağı ilamın bozulması nedeniyle, kesinleşmesi sağlandıktan sonra, mağdurlar lehine hükmolunan tazminatların, davacının … İcra Müdürlüğü’nün 2004/628 Esas sayılı dosyasında ödemeyi yaptığı tarihe kadar faiz, icra masrafları ve vekâlet ücretinin ferileriyle oluştuğu miktar, bilirkişiye hesaplattırılarak karar verilmesine işaret edilmiş, bozmaya uyularak yapılan bilirkişi incelemesinde tazminatın miktarı 16.506,87 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre; bozmaya uygun karar verilmelidir. Yerel mahkemece bozmaya uyularak, bu miktarı saptayan bilirkişi raporuna göre karar verildiği belirtilmiş ise de, hükümde miktar yazılırken 16.506,87 TL yerine, ödenen ve ödenmesi gereken miktarlar arasındaki farkı oluşturan, 1.833,78 TL ye hükmedilmiştir. Ayrıca dahili davalılar hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, bunlar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bir hüküm oluşturacak şekilde esastan karar verilmesi doğru olmamıştır.Yargıtay İBK’nın 04.02.1959 gün 13/5 ve 09.05.1960 tarih 21/9 sayılı kararlarında usulî kazanılmış hak müessesesinin Usul Yasasının dayanağı ana esaslardan olduğu, kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hakkın doğacağı, mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararına göre karar verilmek zorunda bulunulduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir. Bu durum, usuli müktesep hak kuralının bir çeşididir.Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 30.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.