Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/506 E. 2019/4137 K. 24.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/506
KARAR NO : 2019/4137
KARAR TARİHİ : 24.10.2019

Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 04.02.2016 gün 2015/1791 Esas, 2016/712 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinde 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 120. maddesinin 1. fıkrasında, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, 2. fıkrasında da sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının 1. fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının %100’den fazlasını aşmayacağı belirtildiği, temerrüdün icra takibinin yapıldığı 27.11.2012 tarihinde oluştuğu, davalının faiz borcu da bu tarihte doğduğundan olayda TBK’nın 120. maddessinin 2. fıkrasındaki sınırlandırılmış temürrüt faizinin uygulanması gerekirken emredici nitelikteki 120. maddeye aykırı miktarda ve sabit akdi temerrüt faizi oranı üzerinden takibin devamına karar verilmesininde doğru olmadığı gerekçesiyle de yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarına bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozmada uyarınca karar verilmesi ve inceleme yapılması zorunlu hale gelir. Davada usuli kazanılmış hakkın istisnaları gerçekleşmemiştir. Buna göre davalının temerrüde düştüğü 27.11.2012 icra takip tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası’nca yayınlanan avans faiz oranı yıllık %16,50 olduğu ve TBK’nın 120. maddesinin 2. fıkrasındaki sınırlandırmaya göre akdi faiz oranı yıllık faiz oranının %100’ünü aşamayacağından takip tarihi itibariyle uygulanması gereken
faiz oranı yıllık %16,50’nin %100 fazlası yıllık %33 olacaktır.Bu durumda mahkemece temerrüdün gerçekleştiği icra takip tarihinden itibaren kabul edilen alacağa yıllık %33 oranı ve tahsil tarihine kadar aylık %5’ten yıllık %60 oranını aşmamak koşuluyla değişen avans faizlerinin %100 fazlası uygulanmak suretiyle icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren aylık %5 sözleşme faizi yürütülmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu yönden bozulmalıdır. Ancak düşülen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmı ikinci fıkrasında asıl alacağa kelimesinden sonra gelen “takip tarihinden itibaren aylık %5 sözleşme faizi yürütülmesine” kelimeleri ve rakamının karar metninden çıkartılarak yerine “27.11.2012 takip tarihinden itibaren yıllık %33 ve tahsil tarihine kadar aylık %5’ten yıllık %60 akdi faiz oranını aşmamak koşuluyla değişen avans faizlerinin %100 fazlası üzerinden hesaplanacak faiz oranı uygulanmak suretiyle icra takibinin devamına” tarih kelime ve rakamlarrının yazılmasına ve kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.