YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/541
KARAR NO : 2019/3882
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacılar (… hariç) vekili ile davalılar … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı … vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalı … vekili Avukat … geldi. Davacılar vekilleri ve diğer davalılar vekili ile asiller gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl tescil talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı … dışındaki davacılar ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar … ve …’ın temyiz taleplerine gelince;
Davacı … (yargılama sırasında öldüğünden mirasçıları) davasında davalılardan … ile aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalının yapacağı inşaatta 1,3,5,6,7,8 nolu bağımsız bölüm dükkanlar ile 10,11,12,13,14,19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin arsa sahibi olan kendilerine, kalan bağımsız bölümlerin ise …’a ait olacağının kararlaştırıldığını, davalıya 14.08.1996 tarihinde daire ve dükkanlar için vekâlet verdiğini, vekâletin verilmesinden sonra davalı …’ın muris …’ya gelerek çok borcu olduğunu alacaklıların kendisini sıkıştırdıklarını bu nedenle karısı davalı …’ya yeni vekâlet verilmesini istediğini, diğer vekâleti iptâl ettirmeden davalı …’ya 21.08.1996 tarihli ikinci vekâletnameyi verdiğini, 4 gün sonra davalı …’nın gelerek vekâletnamede yanlışlık olduğunu belirtmesi nedeniyle yeniden vekâletname verdiğini, ilk vekâletnamede yazan bağımsız bölüm numarası ile son vekâletnamede yazan bağımsız bölüm numaralarının farklı olduğunu, …’ya verilen 21.08.1996 tarihli vekâletname iptâl edilmediği için her üç vekâletnamenin de geçerlilik kazandığını, son verilen vekâletnamede numaralar değiştirilerek kendilerine ait 1,3 nolu dükkanlar ile 10,19 ve 20 nolu dairelerinde ilave edildiğini, bu vekâletnameler uyarınca davalı …’nın kendilerinden aldığı 2 dükkan ve 3 daireden 1 nolu dükkanı …’a, 1 dükkan ve 3 daireyi de …’a vererek satışını yaptığını, murisin okuryazar olmadığını, hastalığı nedeniyle hastanede olduğunu, bu hastalık ve ağrı için devamlı uyuşturucu haplar kullandığını, bu ilaçların etkisinde okumadan vekâlet tanzim ettiği için zarara uğradığını, davalıların davacının durumundan istifade ederek hile ile aldıkları ve birbirlerine muvazaalı satış yaptıklarını belirterek … adına kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm ile … adına kayıtlı 3,10,19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı … savunmasında, arsa içindeki belediye mülkünün alınması işini davacının yapacak olduğunu, davacının edimini yerine getirmediğini, belediyeden arsayı almadığını, vekâleti de vermediğini bu nedenle kat irtifakının kurulamadığını, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinde de 1991/640 Esas sayılı davayı açıp yüklü bir tazminat istediğini, inşaatı bitirebilmek için binadaki daireleri haricen sattığını, satın alanların kendisi aleyhine davalar açmaya başladıklarını, bu sıkışıklık anında davacı ile aralarında 09.10.1995 tarihli ek sözleşme yapıldığını, bu ek sözleşme altına adı soyadını davacının kendisinin el yazısı ile yazdığını ve bizzat imzaladığını, bu ek sözleşmede açıkça tapuların davalı …’a yada haricen satılan kişilere geçirilmesi için davalı …’ya vekâlet verileceğinin yazılı olduğunu, bunun bir zorunluluktan kaynaklandığını, bu arada ağır bir hastalığa tutulduğunu, tedavi için paraya ihtiyacı olduğunu, her seferinde de ona para verdiğini, her para alışında da yeni vekâletle vereceği daire sayısını arttırdığını, inşaatların tamamlandığını, kendisine ait bağımsız bölümleri aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,bu kararın davacılar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2006/862 Esas 29.06.2006 tarih 2006/4044 Karar sayılı ilamı ile davada işlem yapıldığı sırada arsa sahibi …’nun hukuki ehliyetinin bulunmadığına ve noterde düzenlenen vekâletnamede hileyle, devredilmesi gereken bölümler yerine dava konusu bölümlerin yazıldığına, davalıların işbirliği içinde hareket ederek devri gerçekleştirdikleri iddiasına dayanıldığı, Adli Tıp Kurumundan alınan rapordaki satıcı …’nun işlemin yapıldığı sırada hukuki ehliyetinin bulunduğu hususunun belirlendiği anlaşılmakta ise de taraflar arasındaki tüm dava dosyalarının celp edilip satış sözleşmelerindeki imzaların …’ya ait olup olmadığının araştırılması …’nun banka kayıtlarındaki para hareketleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davanın karara bağlanması gerekirken eksik incelemeyle davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma ilamı gereği dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları, incelenen dava dosyaları, banka hesapları ve taraf beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacılar murisinin davacılardan … ve …’a verdiği vekâletnamelerin hile ile alındığı ve taraflar arasında 09.10.1995 ve 21.08.1996 sözleşmeler gereği bir borç ilişkisi olmadığı BK 36. ve 47. maddelerine göre (EBK 28. ve 39) aldatma sonucu alınan vekâletname gereği yetkisiz temsilci olan davalıların yaptıkları işlemlerin davacıyı bağlamayacağı ve bu vekâletnamelere göre tapuda yapılan tasarruf işlemlerinin de batıl olup hüküm ifade etmeyip oluşan kayıtların da yolsuz tescil durumuna düşeceğinden davanın … yönünden kabulü ile; Zemin kat 3. nolu bağımsız bölüm, 1. kat 10 nolu bağımsız bölüm, 3. Kat 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin davalı … adına olan tapularının iptâli ile, davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı …’ın tapu maliki olmadığı dikkate alınarak HMK 114/1-d maddesi gereği pasif husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyularak taraflar arasındaki daha önceki ihtilaflara ilişkin dava dosyaları getirilmiş, bunlardan … Asliye Hukuk Mahkemesi 1992/334 Esas 1996/657 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde dava dışı üçüncü kişi konumundaki … tarafından muris arsa sahibi ile davalı yüklenici aleyhine 15 ve 21 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptâlinin istendiği mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verildiği, … AHM 1991/640 Esas 1994/161 Karar sayılı dosyasında muris arsa sahibi tarafından gecikme tazminatı ve mahrum kalınan kar nedeniyle dava açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 1995/6171 Esas 1995/ 6653 Karar sayılı ilamı ile davacının edimini yerine getirmediği, kusurlu olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddi yerine kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/46 Esas 1999/288 Karar sayılı dosyasında eldeki dosyanın davalıları … ve …’ın muris arsa sahibi …’ya karşı müessir fiil adam öldürmeye azmettirme suçu ile yargılandıkları, mahkemece beraatlerine karar verildiği, … Asliye Ceza Mahkemesi 1996/800 Esas sayılı dosyada dava dışı üçüncü kişi …’ın davacı … aleyhine dolandırıcılık iddiası ile şikayette bulunması nedeniyle dava açıldığı sanık …’nun ölümü nedeniyle davanın ortadan kaldırıldığı, … Asliye Hukuk Mahkemesi 1989/564 Esas sayılı dosyasında …’nun davalı yüklenici aleyhine kat karşılığı sözleşmenin feshi talebiyle dava açtığı davanın HUMK 409 maddesine göre işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bozma sonrası alınan 31.05.2012 tarihli Adli Tıp raporunda da 21.08.1996 tarihli ve 09.10.1995 tarihli sözleşmelerdeki imzaların muris davacı …’ya ait olduğu saptanmıştır.Tüm dosya kapsamına göre … ile davalı … arasında ilk kez 01.06.1987 tarihinde adi şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre 1,5,8,9,10,11,16,17,18,19 nolu bağımsız bölümlerin arsa sahibine bırakılmasının kararlaştırıldığı, 07.03.1995 tarihinde düzenlenen adi ek sözleşmede paylaşımın yeniden düzenlenerek 1-3-5-6-7-8-13-14-11-12-19-20-23 nolu bağımsız bölümlerin …’ya verilmesinin kabul edildiği, 09.10.1995 tarihli ek sözleşmede de paylaşıma konu bağımsız bölümlerin numaralarının belirtilerek arsa sahibi Mehmet Ali Aysu’nun yüklenici …’dan aldığı borçların ödenmemesi halinde yükleniciye 10.19.20 noların verileceğinin ve bu devirlerin yapılabilmesi için davalı …’ya vekâletname verileceğinin kabul edildiği, 14.08.1996 tarihinde … tarafından …’a 2,4,9,15,16,17,18,21,22,23,24 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun devri için vekâletname verildiği, bu vekâlet iptâl edilmeden aynı bağımsız bölümler için bu kez 21.08.1996 tarihinde … 2. Noterliği’nde 11364 yevmiye nolu olarak davalı …’a vekâlet verildiği, bunlardan sonra arsa sahibinin aynı tarihli yani 21.08.1996 tarihli…1. Noterliği’nde 10747 yevmiye nolu vekâletname ile1,3,10,15,16,19,20,21,22,23,24 nolu bağımsız bölümler için vekâletname düzenlendiği anlaşılmaktadır. … 2. Noterliği’nde 18.09.1996 tarihli azilname ile 21.08.1996 tarihinde … 2. Noterliği’nde düzenlenen 11364 yevmiye nolu vekâletnameden davalı …’nın azledildiği, yine … 2. Noterliği’nde 18.09.1996 tarihli azilname ile 21.08.1996 tarihli … 1. Noterliği’nde 10747 yevmiye nolu vekâletnameden azledildiği anlaşılmaktadır. Bozma öncesi ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre tüm bu işlemler sırasında muris davacı arsa sahibi …’nun hukuki ehliyetinin bulunduğu, sözleşme ve vekâletnamelerdeki tüm imzaların kendisine ait olduğu da anlaşılmaktadır. Yine bozma ilamından sonra getirilen taraflar arasındaki ceza ve hukuk dava dosyalarında eldeki davada hile iddiasını kanıtlar bir olguya rastlanılmamış, bankalara yazılan yazı cevaplarından da …’nun hesap hareketlerinde sözleşme ve vekâletname tarihleri sırasında davalı tarafından hesabına para yatırıldığına ilişkin bir kayıt bulunmasa da 09.10.1995 tarihli ek sözleşmedeki imzanın arsa sahibi …’ya ait olduğunun saptanmasıyla arsa sahibi …’nun yüklenici …’dan aldığı borçların ödenmemesi halinde yükleniciye 10.19.20 noların verileceğinin kabul edildiği olgusunun vekâletname içeriklerini doğruladığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda yapılan yargılamada davacıların hile iddiasıyla ilgili olarak getirilen dava dosyaları ile imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu dikkate alındığında arsa sahibi …’nun hile ile vekâletnameleri imzaladığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacıların tüm temyiz isteminin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı … yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı …’dan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a iadesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara (… hariç) geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.