Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/898 E. 2019/3128 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/898
KARAR NO : 2019/3128
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.05.2014 gün ve 2010/482-2014/302 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2018 gün ve 2018/1901-2018/5229 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kaynaklanan maddi tazminat (cezai şart alacağı) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine,Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2018 tarih ve 2018/1901 Esas, 2018/5229 Karar sayılı bozma ilamına karşı yasal süresi içerisinde davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Davacı arsa sahibi vekili; taraflar arasında 31.01.2006 tarihli Düzenleme Şeklînde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacının sahibi olduğu … ili … İlçesi, … Köyü … Ada, … Parsel nolu, 1162 nı2 miktarlı arsanın %100 hisse itibarı ile %50 hissesini arsa üzerinde bodrumu ve çatı katı olmayan çatılı iki adet binayı plan ve projesine uygun olarak yapmak koşuluyla davalı müteahhide satmayı vaad ve taahhüt edildiği, sözleşmeye ekli plan projesine uygun olarak sapılacak bina tamamlandıktan sonra dört apart içeren binanın arsa sahibi müvekkiline, diğer ikiz olarak yapılan yapının ise davacı müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre müteahhidin sözleşmenin imzalanmasından sonra 1 ay içerisinde inşaat ruhsatını almak zorunda olduğunu, bu ruhsat alınmazsa arsa sahibi müvekkiline 20.000,00 TL cezai şart ödeyeceğini, yine sözleşmeye göre sözleşme konusu eserin 31.12.2006 tarihinde teslim edilmez ise geciken her ay için müteahhidin arsa sahibine 2.000,00 TL cezai şart ödeyeceğini, kararlaştırıldığını, davalının süresi içinde inşaat ruhsatını almadan işe başladığını, inşaatları belli seviyeye geldikten sonra yarım bırakarak gittiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından … … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/114 Değişik iş dosyası ile eksik işler ve bedelinin tespit ettirildiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda inşaatların imar kanunu ve meri yönetmeliklere sözleşme ve teknik şartlarda bitirilmemiş olduğu belirlendiğini ve bu durumuyla da binalara genel iskân
alınamayacağının tespit ettirildiği, tespit raporunun davalıya tebliğ edildiğini, tespitten sonra davalı müteahhide … 1. Noterliği marifetiyle 08.11.2007 tarih 10814 yevmiye nolu ihtarname gönderilerek sözleşme hükümlerine uyularak ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde inşaat ruhsatının alınmasını, tespit raporunda belirtilen ve belirtilmeyen eksik işlerin sözleşmede belirtilen kalitede tamamlanmasını, ayıplı imalâtların yenisi ile değiştirilmesini, inşaat ruhsatının süresinde alınmaması nedeniyle 20.000,00 TL’nin binanın 3 01.12.2006 tarihine kadar bitirilip teslim edilmemesi sebebi ile geciken her ay için 2.000,00 TL cezai şart bedellinin ödenmesinin istendiğini, ihtarnamenin muhatabın adres bırakmadan ayrılması nedeni ile tebliğ edilemediğini, bunun üzerine müvekkilinin adres araştırması yaparak davalıya ait olabilecek dört ayrı adrese ihtarnamenin gönderildiğini, … adresine tebligat yapıldığını, ancak cezai şart alacağının ödenmediğini, inşaat ruhsatının sözleşme imzalanmasından itibaren iki sene sonra alınabildiğini, inşaat ruhsatının onay tarihinin 20.05.2008 olduğunu, sözleşme konusu binaların eksikliklerinin tamamlanmadığını, hatalı ve ayıplı imalâtların yenisi ile değiştirilmediğini, iskân alınamadığım, zararın daha da büyümemesi için eksiklikler ile birlikte en erken 05.01.2010 tarihi olmak üzere dairelerin kiraya verildiğini, bu sebeplerle ödenecek cezai şart alacağının 01.01.2007 tarihinden 31.12.2009 tarihine kadar 72.000,00 TL olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere toplam 92.000,00 TL cezai şart alacağının ihtarname tarihi olan 08.11.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; dosyanın taraflar arasında derdest … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/324 Esas sayılı tapu iptâl ve tescil davası ile birleştirilmesinin talep ettiğini, davacı tarafından yüklenici olan davalının edimlerini yerine getirmesi için uygun ortam sağlanmadığını, yasa ve uygulama gereği iş sahibi tarafından yükleniciye edimlerin yerine getirilmesinde uygun ortam ve düzenin sağlanması gerektiğini oysa ki inşaat ruhsatının alınmasında iş sahibinden kaynaklanan nedenlerden dolayı gecikme yaşandığını, iş sahibinin yükleniciden önce sözleşme yaptığı başka yüklenicilerle olan anlaşmazlıklarını neticesinde idareye karşı kendisine düşen edimlerini yerine getirmediği için ruhsat alınmasında gecikmeye neden olduğunu, ayrıca dava konusu sözleşmenin imzalanmasının ardından yaklaşık iki ay sonra iş sahibinin hiçbir uyan ve izahat yapılmadan aynı işi başka bir yükleniciye yine noter sözleşmesi ile tevdi edildiğini, üstelik anılan sözleşmeye davalı müvekkilinin tanık olarak ismini yazdırdıklarını, arsa sahibinin işçileri sürekli rahatsız ettiğini, adeta bilerek gecikmeye ve kendisi bakımından haklı feshe sebebiyet vermek istediğini, arsa sahibinin kötü niyetinin himaye edilmemesi gerektiğini, davacının 31.12.2009 tarihinde kendiliğinden eseri kullanmaya başladığını ikrar edilse de bu tarihten yaklaşık bir yıl önce fiili olarak kullanma ve yararlanmanın başladığını, hatta müvekkiline isabet eden villayı da kiraya vererek gelir elde ettiğini, bu hususta da davacının eşi aleyhine … Cumhuriyet Savcılığı 2010/1993 soruşturma nolu dosyası üzerinden hırsızlık ve kendiğinden hak almak suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının zaten kullanmakta ve yararlanmakta olduğu kirasını aldığı taşınmazla ilgili sözleşmeden doğan cezai şartı talep etmesinin doğru olmadığını, sözleşme değeri 46.500,00 TL iken toplam 92.000,00 TL cezai şartın fahiş olduğunu, tenkis edilmesini, cezai şart işletmek için bilinçli bir süre geçirme söz konusu olduğunu. 38 ay bekleyip ardından birikmiş cezai şart isteme hakkın suistimali olup
sırf her işleyen cezai şartını biriktirmek maksadı ile tespit tarihinden tam 18 ay sonra davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, tespitten itibaren 38 ay sonra huzurdaki davanın açıldığım, anılan nedenlerle davanın reddini mümkün olmadığı takdirde fahiş cezai şartın tenkisini savunmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 166. maddesine göre aralarında bağlantı bulunması durumunda dosyaların birlikte görülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Eldeki dosyada davacı arsa sahibi kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat (cezai şart alacağı) talep edilmekte olup, aynı sözleşmeden dolayı davacı yükleniciye davacı yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesine sözleşmesine göre davacı yükleniciye satışı vaadedilmiş olan taşınmazın %50 hissesinin davalı adına olan kaydının iptâli ve davacı adına tescili talebine ilişkin olarak yüklenici tarafından arsa sahibi aleyhine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/324 Esas sayısında açılan dava bulunduğu, her iki davanın temeline taraflar arasında imzalanan … 2. Noterliği’nin 31.01.2006 tarih 680 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi oluşturmaktadır. Bir başka deyişle her iki dava aynı sözleşmeden kaynaklandığından bu iki dosyada verilecek kararlar birbirlerine etki edecek niteliktedir. Özetle; her iki dosya arasında sıkı bir fiili ve hukuki irtibat bulunmaktadır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; eldeki dosya ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/324 Esas sayılı dosyanın aralarında irtibat bulunması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi gereğince birleştirilmesi ve her iki davanın birlikte değerlendirilmesi sübuta eren maddi olguları ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek hüküm kurmaktan ibarettir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2018 tarih ve 2018/1901 Esas, 2018/5229 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer karar düzeltme sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 123,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine,
03.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.