YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1039
KARAR NO : 2020/2635
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine itirazın iptâli davasıdır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici vekili, müvekkilinin yurt dışında mukim bir firma olduğunu ve davalının siparişi üzerine “katalizor performans raporu” hazırladığını, bu hizmete ilişkin düzenlenen 22.07.2011 tarih ve 2011071 nolu 14.286,00 euro bedelli faturanın ödenmediğini, tahsili için … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3384 Esas sayılı takibin başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek iptâline karar verilmesini talep bilahare davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüştür.
Davalı iş sahibi vekili; davacı ile 2011 yılında görüşmeye başlanıldığını ve taraflar arasında işbirliği aşamasına gelindiğini, davacının 10.12.2010 tarihli karakterizasyon teklifinin müvekkili firma tarafından yüksek bulunduğunun beyan edildiğini ve herhangi bir hizmet siparişi verilmediğini, müvekkilinin herhangi bir sipariş veya talebinin olmamasına rağmen iradesi dışında testler yapıldığını ve kısa bir test sonucunun mail ekinde gönderildiğini, davacının teklifinin sözlü olarak onaylandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, her iki şirketin sektörlerindeki durumu dikkate alındığında, şifahi onayı ile bu şekilde işlem yapmalarının söz konusu olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Davada imalât bedeli ile ilgili yapılan alacağa ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptâli talep edilmiş ise de yargılama sırasında davacının 29.06.2016 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece
davacının ıslah talebi dikkate alınarak alacak talebi ile ilgili olarak hüküm kurulması gerekirken ıslah dikkate alınmaksızın itirazın iptâli olarak değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödenenden 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 267,80 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 01.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.