Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/2047 E. 2015/3935 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2047
KARAR NO : 2015/3935
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Tebliğname No : 9 – 2014/57088
Mahkemesi : Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 02.10.2012 (Asıl karar) – 21.01.2013 (Ek karar)
Numarası : 2012/321 – 2012/1039
Suç : Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak, Silahlı
terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.2006 – 2006/3-170 E. ve 2006/166 K sayılı kararı gereğince Anayasanın 40/2, CMK’nın 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm, müdafii olmayan sanığın yokluğunda verildiği halde temyiz süresinin “sanık vekiline tefhiminden” itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle karışıklığa neden olunduğundan CMK’nın 40/2. maddesi gereğince sanı ve vekilinin eski hale getirme isteminin kabulüyle, mahkemenin temyiz talebinin CMK’nın 296. maddesi gereğince reddine ilişkin 21.01.2013 günlü ek kararının kaldırılarak yapılan incelemede;
I- Terör örgütü propagandası yapmak suçundan;
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine i lişkin kararlar anılan maddenin 4. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası 2. cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde ve ./..

itiraza tabi olup CMK’nın 223/1. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin itiraz merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince
1- Hükümden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında; örgüt adına terör örgütü propagandası suçunu işlediği iddia ve kabul edilen sanığın, TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işlemeden dolayı ayrıca cezalandırılamayacağı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun buna göre yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- Hükmün oy çokluğu ile verilmesi karşısında, karşı oy gerekçesinin tutanakta ve gerekçeli kararda gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 224/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.