Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/2126 E. 2017/212 K. 16.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2126
KARAR NO : 2017/212
KARAR TARİHİ : 16.01.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, kasten öldürmeye teşebbüs, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Hüküm : 1- Kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak suçlarından; Beraat
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan;
TCK’nın 221/2, 221/5 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
3- TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsadere

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 174. maddesinde düzenlenen tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
1- Oluş ve dosya kapsamına göre; 2007 yılında silahlı terör örgütüne katılan sanığın 17.10.2011 tarihinde kendiliğinden gelerek Şemdinli Jandarma Komutanlığına teslim olduğu, alınan ilk ifadesinde, “PKK silahlı terör örgütü içerisinde tünel kazdığını, istihkam hizmetleri içerisinde bulunduğunu” bildirdiği, teslim olduğu tarihten kısa bir süre sonra 02.11.2011 tarihinde Şemdinli Derecik karayolunda askeri konvoyun geçişi sırasında el yapımı bomba düzeneğinin patlatılması sonucu içerisinde araç şoförü ve komutanının bulunduğu konvoy aracının hasar gördüğü, bombanın patlatıldığı yerde yapılan incelemede, bomba düzeneğine bağlı pil bataryası üzerinde bulunan ambalaj bandında sanığın parmak izlerinin tespit edildiği, buhusus kendisinden sorulduğunda ilk ifadesinden farklı olarak bu kez, “örgüt içerisinde patlayıcıları paketlediğinden” söz ettiği olayda; sanığın parmak izlerinin bomba düzeneğine bağlı vaziyette bulunan pil bataryasına sarılı ambalaj bandı üzerinde tespit edilmiş olması, dairemizde incelemesi yapılan dosyalardan “hazırlanan bomba düzeneğinin kurulum zamanı ile patlatılma zamanı arasında uzunca bir sürenin geçmeyeceğine ve kişinin bomba düzeneği üzerinde parmak izi bulunması halinde düzeneğin kurulumu sırasında faaliyette bulunduğuna” dair ulaşılan bilgi, sanığın teslim olduğu anda alınan ilk ifadesinde örgüt içerisinde bomba yapım faaliyetinde bulunduğundan hiç söz etmemesi ancak gerçekleşen patlamadan sonra bu yönde bilgi vermesi, pil bataryasına sarılı vaziyetteki ambalaj bandında parmak izlerinin bulunduğu tespit edilen bomba düzeneğin patlatılması sonucu olay mahallinden geçmekte olan askeri konvoya ait içerisinde iki kişinin bulunduğu aracın hasar görmesi, araçların geçtiği yola yerleştirilen bombanın patlatılmasının olay yeri tespit tutanağına göre ölüm sonucunu doğurabilecek mahiyette olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği anlaşılmış olmakla; eylemine uyan TCK’nın 82/1-a-c-g, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi ve TCK’nın 35. maddesinden 2 kez ve ayrıca aynı Kanunun 302. maddesinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise;
a-Sanığın geçitli suç oluşturan ve tek olan eyleminin ikiye bölünmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Dört yıldır örgüt içerisinde kalan ve örgütteki konumu, faaliyetlerine uygun yeterli ve samimi bilgi vermediği anlaşılan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.