YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6146
KARAR NO : 2016/1228
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İftira
Hüküm : TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla TCK’nın 267/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, bunun dışında resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise TCK’nın 206. maddesine uyan suçu oluşturacağı, somut olayda; 20.04.2009 günü uyuşturucu madde bulundurma suçundan gözaltına alınan bir şüphelinin ifadesi üzerine uyuşturucu madde aldıklarını beyan ettiği şahısların yakalanması için alınan arama kararı üzerine …’ta yapılan aramalarda sanık …’in içinde bulunduğu araç ile kaçarken kovalamaca sonucu yakalandığı ve yakalandığında kendisini … olarak tanıttığı ve üzerinde abisi olan … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı çıktığının belirtilmesi karşısında, sanık hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırılarak varsa ilgili dosya getirilip onaylı fotokopisi denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulduktan sonra hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre;
a- Toplam 16.00 TL’den ibaret yargılama giderinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.