Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/6514 E. 2017/214 K. 16.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6514
KARAR NO : 2017/214
KARAR TARİHİ : 16.01.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Terör örgütü propagandası yapmak
Hüküm : 1- 3713 sayılı Kanunun 7/2 ve TCK’nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaleti ile 314/2, 220/6, 62, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 28.11.2013 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile terör örgütü propagandası yapma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşma isteminin CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24. 11. 2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin
edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın 04.04.2011 tarihinde işlediği terör örgütü propagandası yapma suçunun tarihi ve işlenme yöntemi ile temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, 05.07.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlendiği ve bu nedenle sanık hakkında açılan davaya ilişkin olarak kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.