Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/6763 E. 2016/1072 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6763
KARAR NO : 2016/1072
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm : TCK’nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, işlemeyi kasdettiği hırsızlık suçuna elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrai hareketlere başlamadan şüphe üzerine polis tarafından yakalanan ve kullandığı araçta hırsızlık yapmak üzere hazırlanmış malzemeler bulunan ve bu sebeple beyanı alınan sanığın, yapılan kimlik kontrolü sırasında mağdura ait kimliği verdiği olayda; eyleminin TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 16.11.2014 tarihli kolluk tutanağına göre, sanığın mağdur hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma yapılmadan kendi rızasıyla gerçek kimliğini açıklayıp etkin pişmanlıkta bulunması karşısında, hakkında TCK’nın 269/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.