YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1793
KARAR NO : 2016/2357
KARAR TARİHİ : 14.04.2016
TALEP :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2016 tarih ve 2015/413350 sayılı yazısı ile,
Yalan tanıklık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 286/1, 289/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 327.105.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair …16. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan …. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin) 23.06.2004 tarihli ve 2002/1427 esas, 2004/1430 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle erteli 327,10 Türk Lirası adlî para cezasının aynen infazına ilişkin …16. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2013 tarihli ve 2002/1427 esas, 2004/1430 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi, erteli mahkûmiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkûmiyetler yönünden de 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri ile 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında, uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeden, deneme süresi içerisinde yeni suç işlediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.12.2015 gün ve 94660652-105-34-12819-2015-E. 25970/81539 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur. TÜRK MİLLETİ ADINA
I- Olay:
Sanık hakkında, …. Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2002 tarih ve 2002/3318 Esas sayılı dosyası ile yalan tanıklık suçundan dolayı 765 sayılı TCK’nın 286/1 maddesi ile cezalandırılması amacıyla iddianame tanzim edilmiş ve …. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2004 tarih, 2002/1427 Esas ve 2004/1430 sayılı karar ile de sanığın 765 sayılı TCK’nın 286/1, 289/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca verilen 327,10. – TL adli para cezasının ertelenmesine karar verilmiş, bu karar 06.06.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Sanık hakkında ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/581 Esas, 2013/65 sayılı kararı ile 25.10.2007 tarihli suç uydurma eylemi nedeniyle netice olarak 25 gün hapis cezası karşılığı olan 500.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın ise 24.04.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle …16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1427 Esas ve 2004/1430 sayılı dosyasından 29.11.2013 tarihli ek kararla sanık hakkında verilen erteli 327,10.-TL adli para cezasının aynen infazına karar verildiği ve bu ek kararın ise 27.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi, erteli mahkûmiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkûmiyetler yönünden de 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri ile 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında, uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeden, deneme süresi içerisinde yeni suç işlediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozma isteminin konusunu oluşturmaktadır.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi, erteli mahkumiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkumiyetler yönünden de 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri ile 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında; uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceği, yalan tanıklık suçundan …16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1427 Esas ve 2004/1430 sayılı Karar sayılı kararıyla 765 sayılı Kanunun 274/1, 72, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca hükmolunan 327.10. – TL adli para cezası nedeniyle hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği yönünde uyarlama yapılmadan, deneme süresi içerisinde yeni suç işlediği gerekçesiyle dosya üzerinden verilen anılan cezanın aynen infazına dair …16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1427 Esas ve 2004/1430 sayılı ek kararının kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
1- Yukarıda açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulüne,
2- …. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2013 tarih ve 2002/1427 Esas ve 2004/1430 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3- Müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.