Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2016/1795 E. 2016/2448 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1795
KARAR NO : 2016/2448
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

TALEP:
İftira suçundan şüpheliler …, …,…,…. ve ….. haklarında yapılan şikayet üzerine, şüpheliler hakkında daha önce soruşturma yapılıp kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gerekçesi ile yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına dair…. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.03.2015 tarihli ve 2015/64 soruşturma, 2015/120 sayılı karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin …. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/928 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar…. Cumhuriyet Başsavcılığınca her hangi bir soruşturma işlemi yapılmadan “işlem yapılmasına yer olmadığına” dair karar verilmiş ise de, mahiyeti itibari ile verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesi uyarınca verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
1- Müşteki tarafından…. Cumhuriyet Başsavcılığı kararına karşı yapılan itirazın 15 günlük kanuni süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile itiraz reddedilmiş ise de, müştekinin kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği, mercii …. Sulh Ceza Hakimliği tarafından esas alınan 02.04.2015 tarihli tebligat evrakının müştekinin bizzat kendi adresine yapılmış olduğu, müşteki vekilinin ise adresinin farklı olduğu, vekil ile yapılan işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, kaldı ki mercii tarafından esas alınan 02.04.2015 tarihli tebligat evrakının Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre müştekinin mernis adresine yapılmış bir tebligat olduğu, halbuki anılan Kanun’un 10. maddesine göre tebligatın bilinen son adrese yapılması gerektiği, buna göre müştekinin şikayet dilekçesinde bildirdiği son adresine yapılan tebliğin esas alınması gerektiği, bu adrese yapılan tebliğin ise 27.04.2015 tarihli olduğu cihetle, müştekinin itiraz dilekçesinin süresinde verilmiş olduğu gözetilerek esastan inceleme yapılması yerine itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında. Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şikayet konusu iddialarla ilgili olaylar bakımından daha önce soruşturma yapıldığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkların yargıya intikal ettiği, şikayet dilekçesindeki hususların soyut iddia dışında herhangi bir emare içermediği, bilgi ve belgeye dayalı olmadığı gerekçeleriyle hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan “işlem yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği cihetle, Cumhuriyet savcısının vaki şikayet üzerine soruşturma yapmak zorunda olduğu gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.12.2015 tarih ve ….,………… sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2016 gün ve 2015/424360 sayılı tebliğnamesiyle bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I) Olay:
İftira suçundan şüpheliler …,….,….,…. ve …..hakkında yapılan şikayet üzerine,…. Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilerin müştekiye karşı söz konusu suçları işlediğine dair herhangi bir emare bilgi ve belgeye rastlanmadığı ve suç unsuru bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki ……’in karara itirazı üzerine, …. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2015 tarih, 2015/928 değişik iş sayılı kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, süre yönünden reddine ilişkin mercii kararının hukuka uygun olup olmadığı ile hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, Cumhuriyet savcılığınca işlem yapılmasına yer olmadığına yönelik karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
III ) Hukuksal Değerlendirme
Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 172. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.” hükmüne yer verilmiş,
Aynı Kanunun “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir.” ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanununun; vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğine dair hükümleri düzenlenmiştir.
Yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli merciin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde;
1-…. Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın 15 günlük kanuni süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile itiraz reddedilmiş ise de; müştekinin kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği, mercii …. Sulh Ceza Hakimliği tarafından esas alınan 02.04.2015 tarihli tebligat evrakının müştekinin bizzat kendi adresine yapılmış olduğu, müşteki vekilinin ise adresinin farklı olduğu, vekil ile yapılan işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, kaldı ki mercii tarafından esas alınan 02.04.2015 tarihli tebligat evrakının Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre müştekinin mernis adresine yapılmış bir tebligat olduğu, halbuki anılan Kanunun 10. maddesine göre tebligatın bilinen son adrese yapılması gerektiği, buna göre müştekinin şikayet dilekçesinde bildirdiği son adresine yapılan tebliğin esas alınması gerektiği, bu adrese yapılan tebliğin ise 27/04/2015 tarihli olduğu cihetle, müştekinin itiraz dilekçesinin süresinde verilmiş olduğu gözetilerek esastan inceleme yapılması yerine itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
2- Her ne kadar Adalet Bakanığlı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün istemine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “Cumhuriyet savcılığınca hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan işlem yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilemeyceğine” yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulmuşsa da; …. Sulh Ceza Hakimliğince…. Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2015 tarih ve 2015/64 soruşturma, 2015/120 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yapılan itirazın öncelikle süresinde olup olmadığı yönünden incelenerek karar verildiği, bu kapsamda …. Sulh Ceza Hakimliğince bahsi geçen kararla ilgili olarak esas yönünden bir inceleme yapılmadığı, ortada bu açıdan kanun yararına bozma konusu yapılacak bir karar olmadığı, 1 no’lu madde gerekçesinde izah edildiği üzere itirazın süresinde olduğu da gözetilerek öncelikle …. Sulh Ceza Hakimliğince gerekli inceleme yapılıp verilecek olan karar kesinleştikten sonra sonucuna göre soruşturma işlemine ilişkin kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerektiği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 numaralı istemi şu aşamada yerinde görülmediğinden bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
IV ) Sonuç ve karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 numaralı istemi yerinde görüldüğünden, …. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/928 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- …. Sulh Ceza Hakimliğince … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2015 tarih, ve 2015/64 soruşturma, 2015/120 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına konu soruşturma işlemine ilişkin esas yönünden gerekli inceleme yapılıp verilecek olan karar kesinleştikten sonra sonucuna göre kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerektiği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 numaralı istemi şu aşamada yerinde görülmediğinden REDDİNE, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.