Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2016/1812 E. 2016/2369 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1812
KARAR NO : 2016/2369
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

TALEP :
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın, 6136 sayılı Kanunun 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 281/1, 281/3 ve 31/3. (iki kez) maddeleri gereğince 24 gün hapis, 4 ay hapis ve 300,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 12.07.2007 tarihli ve 2006/685 esas, 2007/818 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanunun 3, 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, sanığın atılı suçlardan yargılamasının yapılması için dosyanın görevli ve yetkili çocuk mahkemesine gönderilmesine ilişkin …. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2011 tarihli ve 2011/108 esas, 2011/176 sayılı kararını takiben, sanığın 6136 sayılı Kanunun 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 281/1, 281/3 ve 31/3. (iki kez) maddeleri gereğince 24 gün hapis, 4 ay hapis ve 300,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair …. Çocuk Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli ve 2011/151 esas, 2012/336 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Sanık … hakkında mahallinde zaman aşımı süresi içerisinde suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu yönünden her zaman karar verilebileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm karşısında; üzerine atılı suçu işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan ve daha önce işlediği başka bir suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın, 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle, iddianamede 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun suça sürüklenen çocuk … ve sanık … tarafından; cürüm eşyasını saklama suçunun ise yalnızca sanık … tarafından işlendiğinin iddia edildiği, suça sürüklenen çocuk … hakkında bu suçtan açılmış kamu davasının bulunmadığı ve ayrıca anılan suça sürüklenen çocuk yönünden bu suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.11.2015 gün ve 94660652-105-42-4061-2015-23549/74253 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2015 gün ve KYB/2015-381950 sayılı ihbarnamesi ile bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I )Olay :
…. Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2006 tarih 2006/8879 esas sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk …’in taşıması ve bulundurulması suç teşkil eden, 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan sustalı bıçak ile mağduru yaraladığı, bilahare bıçağı diğer suça sürüklenen çocuk …’a verdiği, …’ın bıçağı alarak sakladığı ve daha sonra bıçağı güvenlik güçlerine teslim ettiği iddiası ile her ikisi hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ayrıca diğer suça sürüklenen çocuk Mehmet hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı,
…. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2007 tarih ve 2006/685 esas, 2007/818 karar sayılı kararı ile sanığın işlediği sabit olarak belirlenen 6136 sayılı Kanunun 15/1. maddesi ve cürüm eşyasını saklama suçundan TCK 281/1-3 maddeler uyarınca cezalandırılıp CMK 231 maddeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Suça sürüklenen çocuk CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen yasal 3 yıllık denetim süresi içerisinde suç işleyip ceza alması nedeni ile …. 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/108 esas, 2010/647 karar sayılı dosyasından CMK 231. madde uyarınca mahkemesine bilgi verildiği; …. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Çocuk Mahkemesinin kurulmuş olması nedeni ile 2011/108 esas, 2011/176 karar sayılı hükmü ile görevsizlik kararı verildiği,
Yapılan yargılama sonucunda …. Çocuk Mahkemesinin 20.03.2012 tarih, 2011/151 esas, 2012/336 karar sayılı kararıyla da sanığın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanunun 15/1, TCK’nın 31/3. maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 300 TL adli para cezası ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 281/1, 281/3 ve 31/3. maddeleri gereğince 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği,
II )Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesinde “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm karşısında; üzerine atılı suçu işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan ve daha önce işlediği başka bir suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın, 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle, iddianamede 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun suça sürüklenen çocuk … ve sanık … tarafından; cürüm eşyasını saklama suçunun ise yalnızca sanık … tarafından işlendiğinin iddia edildiği, suça sürüklenen çocuk … hakkında bu suçtan açılmış kamu davasının bulunmadığı ve ayrıca anılan suça sürüklenen çocuk yönünden bu suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması isteminden ibarettir.
III )Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 225. maddesinin 1. fıkrasında, ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmü
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesinin 3. fıkrasında da “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmünün yer aldığı,
İncelenen dosya kapsamına göre, …. Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2006 tarih 2006/8879 esas sayılı iddianamesinde, suça sürüklenen … hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan açılmış bir dava olmadığı, sevk maddeleri yazılırken sehven isminin yazılmış olmasının da sonucu değiştirmeyeceği, tüm dosya kapsamından atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, ayrıca kabul ve uygulamaya göre de daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş suça sürüklenen çocuk hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan hükmolunan 24 gün hapis cezası ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen 4 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmediği, ancak kanun yararına bozma isteminin 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen 4 ay hapis cezasının uygulanmasına yönelik olmaması nedeni ile başvurulan ve olağanüstü temyiz denilen kanun yolunda geçerli olan “isteğe bağlılık kuralı” gerektiğince isteme konu edilmeyen hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı ancak inceleme sırasında tespit edilen sonuca etkili olan bu hususun saptanması nedeni ile; Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.08.2007/145-142; 02.10.2007/82-196 ve 7.04.2009/24-91 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere kanun yararına başvuru nedeniyle yapılan inceleme sırasında Adalet Bakanlığının istem yazısında ileri sürülmeyen ve sonuca etkili bulunan başkaca hukuka aykırılıklar görüldüğünde bu yönlerden de başvuruda bulunulmasını sağlamak bakımından Adalet Bakanlığına ihbarda bulunulması, ihbar üzerine başvuruda bulunulması halinde ise tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerekmektedir.
IV)Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklandığı üzere suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan neticeten “4 Ay Hapis ve 300,00 TL Adli para cezası” verildiği ve verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesine rağmen aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmediği anlaşılmakla; CMK’nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.