YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2833
KARAR NO : 2017/3972
KARAR TARİHİ : 26.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret, Tehdit, Hakaret
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
l-Katılan vekilinin 11.08.2016 tarihinde dilekçe vererek şikayetten vazgeçtiği anlaşıldığından CMK’nın 243. maddesi hükmü karşısında katılma kararı hükümsüz kalıp bu nedenle müşteki vekilinin, katılan vekili sıfatıyla hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına,
2- Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yönünden;
05.01.2015 tarihli iddianame ile sanığın katılan …’e yönelik karakolun önünde ve içinde gerçekleştirdiği eylemler hakkında dava açıldığı ancak sanığın araç içinde katılan … hakkında söylediği sözler yönünden iddianamede dava bulunmadığı saptanarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 26.04.2017 tarihinde Üyeler … ve …’ın sanığa atılı suçların sübut bulduğuna dair muhalefet düşünceleriyle ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Olay tutanakları, katılan polis memurlarının ve tutanak mümzii tanıkların beyanları, sanığın savunması ile oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın suç tarihinde çevreye rahatsızlık verildiği anonsu üzerine olay yerine gelen görevliler ile tartışıp nüfus cüzdanını yere atıp gittiği ardından karakola kimliğini almak üzere geldiği, olayın devamında adli rapor tanzim edilmesi için hastaneye götürüldüğü sırada araç içerisinde olay tutanağına göre, “ben adamın a.. koyarım, onu yaşatmam, onun ismini ve sicil numarasını bana verin, vereceksin ulan, ben adamı sinkaf ederim, beni burda tutamayacaksınız, çıkışta görüşeceğiz onunla, ben PKK’ya katılacağım, ben bu devletin a.. koyarım, bayrağını sinkaf ederim, ben bu kimliği taşımak zorundamıyım, Başbakan’ın da a.. koyarım, Cumhurbaşkanının da” dediği, sanığın uyarılması üzerine de “sizin de a.. koyacağım, siz hiç ailenizle sokakta dolaşmayacakmısınız” diyerek hakeret ve tehdit içeren sözler söylediğinin sabit olduğu anlaşılmakla, yüklenen suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğa katılmıyoruz.