YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/642
KARAR NO : 2016/2356
KARAR TARİHİ : 14.04.2016
Kararı : ….Çocuk Mahkemesinin 28.01.2015 tarih, 2014/865- 2015/57 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : TCK’nın 292/1, 293/1, 31/3, 62 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 12.11.2015 tarih ve 2015/5128 – 2015/3940 sayılı kararı ile;
“Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca TCK’nın 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.01.2016 tarihli itiraz dilekçesinde;
“TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış sanıklar hakkında verilen kısa süreli hapıs cezasının TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı olan seçenek yaptırımlardan birine çevrilme zorunluluğu, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluna bağlanmıştır. Dosyadaki suç tarihi 28.08.2014 dür.
Suça Sürüklenen Çocuk …’in dosya arasındaki adli sicil kaydı ve….. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2013 gün ve 2013/101 E. 2013/195 K. sayılı, 10/07/2014 tarihinde kesinleştirilmiş, karar örneğinden de anlaşıldığı üzere, 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası mahkumiyeti bulunmaktadır. Yerel mahkeme de bu gerekçe ile birlikte “Suça sürüklenen çocuğun kişiliğine, sabıkalı geçmişine, sosyal durumuna, yargılama sürecinde samimi bir pişmanlık belirtisi bulunmamasına ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmiş olmasına göre, suça sürüklenen çocuğun kısa süreli hapis cezasının TCK.nun 50/1.maddesindeki seçenek yaptırımlardan herhangi birisine çevrilmesine takdiren yer olmadığına,” şeklinde usul ve yasaya uygun gerekçe göstermiş olduğunu ” belirterek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle TCK’nın 50/3 maddesinin suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacağına ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden önce…1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2013 gün ve 2013/101 E. 2013/195 K. Sayılı ilamı ile hapis cezasına mahkum edildiği ve bu kararın 10.07.2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu, suç tarihi olan 28.08.2014 tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilen suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50/3 maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen “bozma” kararının kaldırılmasına,
2- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizine ilişkin incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.