YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/215
KARAR NO : 2017/857
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, 2911 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1-TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet,
2-2911 sayılı Kanunun 32/1 ve TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet (3 kez),
3-TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşma isteminin CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, “28.02.2013” yerine “09.08.2012” olarak gösterilmesi karar yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık hakkında 08.11.2012, 16.11.2012 ve 14.02.2013 tarihli 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
İzinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında kolluk tarafından dağılmaları yönünde ihtar yapılan topluluğun ihtara uymaması üzerine zor kullanılmasına rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi halinde atılı suçun oluşacağı, somut olaylarda ise; suç tarihlerinde sanığın da içerisinde bulunduğu grupların kolluk tarafından ihtar yapılmadan dağılmaları karşısında atılı suçun unsurları itibarı ile oluşmadığı gözetilerek, sanığın beraati yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülerek hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.