Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2017/3320 E. 2018/2962 K. 01.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3320
KARAR NO : 2018/2962
KARAR TARİHİ : 01.10.2018

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi
delaletiyle 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63/1.
maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, ByLock kullandığını kabul etmeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosyaya gelen ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ByLock tespit
değerlendirme tutanağı ile ByLock içeriklerinin; ayrıca yine dosya içerisine temyiz aşamasında gelen ve başka soruşturma dosyalarında şüpheli olarak ifadeleri alınan, sanık hakkında bilgi içeren … ve …’ya ait kolluk ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerektiği takdirde duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle, diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Örgütle iltisaklı okula çocuğunu göndermenin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin nazara alınmaması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “22.09.2016” yerine “15.07.2016” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.