YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2194
KARAR NO : 2018/4001
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5,TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan 11.09.2017 tarihli tespit tutanağında; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan ve bylock uygulamasına ait IP adreslerine erişim bilgilerini içeren ve 23.08.2017 tarihinde Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekli incelemenin yapılması amacı ile KOM Şube Müdürlüğü’ne teslim edilen bylock kullanıcılarına ait dataların bulunduğu DVD’de yapılan inceleme neticesinde … isimli şahsın bylock sorgulaması sonucunda tespit edilen… numaralı telefon numarası ile bylock tarafından kullanılan 9 adet IP adresine 23.08.2014 ile 06.04.2015 tarihleri arasında 12221 kez erişimde bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiş, 22.09.2017 tarihli duruşmada tespit ve değerlendirme raporu ile birlikte bahse konu tespit tutanağı sanık ve müdafiine okunmuş olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal
kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.