Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2018/3170 E. 2018/4490 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3170
KARAR NO : 2018/4490
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2017/529 Esas – 2017/754 Karar sayılı TCK’nın 299/1, 299/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet kararının kaldırılarak CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; 30.01.2017 tarihinde …’ın, bizzat kolluk görevlilerine başvurarak “… mahallesi … Kıraathanesinde olduğu sırada … isimli bir şahsın, televizyondaki bir haberin sunumu esnasında “Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içeren söylemlerde bulunduğu, bu olaya soy isimlerini bilmediği… ve…isimli şahıslarında şahit olduğu” şeklinde ihbarda bulunması üzerine sanık hakkındaki soruşturmanın başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda sanıkla ilgili olarak Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/529 esas sayılı dosyasında, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılaması neticesinde, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2017/529 Esas – 2017/754 Karar sayılı kararı
ile sanık …’nin “TCK’nın 299/1, 299/2, 53 maddeleri gereğince sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda Bursa Bölge Adliye 2. Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/455 E- 2018/845 K. sayılı kararıyla; “ilk derece mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak” sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmakla;
Öncelikle, Bursa Bölge Adliye 2. Ceza Dairesi tarafından duruşmada tanık olarak dinlenen …’un beyanında “ihbarcı …’ın ifadesinde bahsi geçen… isimli şahsın kendisinin olmadığını” ifade etmesi, bu beyanının da sanık … tarafından doğrulanması karşısında, olayın görgü tanıkları oldukları belirtilen… ve … isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti ile duruşmada tanık olarak dinlenmeleri, sonrasında varsa ihbarcı, sanık ve tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilmediği takdirde hangi anlatıma diğerine göre neden üstün tutulduğu da karar yerinde açıklanmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.