Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/2966 E. 2020/5058 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2966
KARAR NO : 2020/5058
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2018/416 – 2019/347 sayılı kararı
Suç : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılanan ve hakkında yakalama emri bulunan sanığın, 17.12.2019 tarihinde İstanbul’da yakalanması üzerine yargılamasının yapıldığı Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine götürülmeden İstanbul Silivri Adliyesinde hazır edilerek SEGBİS vasıtasıyla savunmasının alınmaya çalışıldığı ancak yaşanan teknik sorun nedeniyle segbis vasıtasıyla yapılan duruşmada kendisini yeterince anlatamadığını temyiz sebebi yapan sanığı teyit eden duruşma tutanağına göre, “Mahkeme heyetinin sesinin sanığın hazır bulunduğu ortama aktarılmasında” yaşanan teknik sorunlar nedeniyle sağlıklı iletişim kurulamadığından duruşmaya, hüküm celsesi olan 18.12.2019 tarihine kadar ara verildiği, 17.12.2019 tarihli celsede daha önce iddianame tebliğine dair belge ve olguya rastlanmayan sanığa CMK’nın 176/4. maddesinde öngörülen bir haftalık süre isteme hakkına, hatırlatılan diğer haklar arasında yer verilmediği, ertesi gün devam edilen celsede de anılan hakkın hatırlatılmadığı ve sanık hakkında beyanda bulunan ve ifadesi hükme esas alınan tanık Betül Karaoba’nın ifadesinin sanığa okunup diyeceklerinin sorulmadığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 190/2, 196/4 ve 217. maddelerine muhalefet edilmek suretiyle yargılamaya son verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.