Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2333 E. 2006/2880 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2333
KARAR NO : 2006/2880
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 45 parsel sayılı 5254.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazı halası … ‘in çocuklarından daha önce satın aldığı ve miktarının 977.06 metrekare olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, ve davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, satın alma ve zilyetliğe dayanılarak davalı adına tesbit edilmiş; davacı, irsen intikale, satın almaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davalı tarafın ibraz ettiği satış senedi mahalline uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, taşınmazın kimden intikal ettiği, davalı tarafın bayiinin murisinden intikal etmiş ise taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse kime isabet ettiği, davalının bayiine isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmazın bir kısım mirasçılar tarafından davacıya satılıp satılmadığı araştırılmamış, gayrimenkulle ilgili tanıklar arazi başında dinlenilmesi gerekirken duruşmada beyanları alınarak hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgelerle tarafların dayandıkları ve dayanacakları bütün deliller celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında satın alma senediyle tarafların dayandıkları diğer tüm kayıtlar uygulanıp kapsamları belirlenmeli, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davalının bayiinin murisi …’a ait ise O’nun ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise kime isabet ettiği, davalının bayiine isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği veya akibetinin ne olduğu, taşınmazın bir kısım mirasçılar tarafından davacıya satılıp satılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde kök muristen intikal eden tüm parsellerle ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, davacı ile davalının bayii arasında cereyan ettiği ifade edilen ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/266 esas sayılı dava dosyası ile 2004/92 esas sayılı dava dosyası celbedilip mahalline uygulanmak suretiyle bu taşınmazla ilgisi bulunup bulunmadığı saptanmalı tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.