YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2570
KARAR NO : 2006/3417
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 81 ve 13 parsel sayılı 3984667 ve 5211 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 13 parsel emlak kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, 103 ada 81 parsel ise Kadastro Komisyonu tutanağı ile Mer’a Kanunu gereğince mer’a olarak sınırlandırılmıştır. Davacı Tursun Nar, yasal süresi içinde 103 ada 81 parselin bir kısmının zilyetliğinde bulunduğu ve mer’a olmadığı iddiasına, davacı …adına tespit edilen 13 parsele dahil olduğu halde bir kısım yerinin mer’a içinde tespit edildiği iddiasına, davacı … ise irsen intikal, rizai taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 103 ada 81 parselde 30 dönümlük kısmın kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 103 ada 81 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 25.389.73 metrekarelik kısmın davacı … adına, (A) ile gösterilen 4640.36 metrekare, (F) harfi ile gösterilen 699.53 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 2760.29 metrekare, (H) harfi ile gösterilen 2013.22 metrekare olmak üzere toplam 10.113.40 metrekarelik kısmın 81 parselden ayrılarak davacı Bekir adına tespit edilen 103 ada 13 parsele ilave edilerek 15.326.40 metrekare olarak 103 ada 13 parsel altında …adına, (C) harfi ile gösterilen 21.856.87 metrekarelik kısmın davacı Tursun Nar adına tesciline, kalan kısmın 3927307 metrekare olarak 3402 sayılı Yasa’nın 16/B maddesince mer’a olarak sınırlandırılmasına, davacı Tursun Nar’ın krokide (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısma yönelik davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Tursun Nar ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz eden davacı Tursun Nar’ın dayanağını oluşturan 14.11.1946 tarih 42 nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazın tamamını veya bir bölümünü kapsamadığı, teknik bilirkişinin krokisinde (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümler üzerinde zilyetlikle iktisap şartlarının da gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre davacı Tursun Nar’ın yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hazinenin davacılar … ve …adına tescile karar verilen bölümlere ilişkin temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (B) harfi ile gösterilen ve … adına tescile karar verilen 25.389.73 metrekarelik bölüm ile aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 4640.36 metrekarelik (F) harfi ile gösterilen 699.53 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 2760.29 metrekare ve (H) harfi ile gösterilen 2013,22 metrekarelik toplam 10.113.40 metrekarelik …adına tescile karar verilen arazi bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davacılar … ile …adına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre Hazine vekilinin hükmün bu bölümlerine ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- Hazine vekilinin davacı Tursun Nar adına tescile karar verilen ve krokide (C) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin temyizine gelince; mahkemece teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (C) harfi ile gösterilen 21.856.87 metrekarelik kısmın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu orta malı mer’a olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı Tursun Nar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz mer’a komisyonu ve kadastro heyetince mer’a olarak sınırlandırılmış, arazinin niteliği ile ilgili olarak bilgisine başvurulan uzman bilirkişi Ziraat Mühendisi İbrahim Afyoncu, 15.10.2001 tarihli raporunda aynen “Dava konusu taşınmazlardan fen bilirkişisi krokisinde (C), (D) ve (E) ile gösterilen 103 ada 81 parsel içinde yer alan, Esendik Mevkiindeki alanların toprak özellikleri şöyledir. Çok eğimli, (%50-60) toprak derinliği 30-50 cm, toprak bünyesi kumlu, kil şiddetli su ve rüzgar erozyonuna maruzdur. Yine mer’a olarak belirlenen çevredeki alanda karamuk çalısı, ardıç kalıntıları, ayrık, korunga bol miktarda mevcuttur. Keşfe konu taşınmazlar uzun zaman toprak işlemeli tarıma maruz kalmadığı için mer’aya özgü bitkiler yetişmiş ve bu bitkiler toprakta kuvvetli bir strüktürel yapının oluşmasına neden olmuştur.” İfadelerine yer verilmiş, ikinci keşifte görev alan Ziraat mühendisi Fatih Özdemir de 28.10.2002 tarihli raporunda aynı yönde mutalaada bulunmuştur. Tesbit tutanağı, uzman ziraat mühendislerinin birbirini teyit eden raporları ve arazinin parsel içindeki konumu nazara alındığında taşınmazın kamu orta malı mer’a olduğunun kabulü zorunludur. Bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın bu bölümünün tarım arazisi olup davacı tarafından tasarruf edildiğini bildirmiş iselerde, resmi belge niteliğindeki kadastro tutanağına, eylemli duruma, uzman bilirkişi raporlarına ve arazinin konumuna uygun düşmeyen bu beyanlara itibar edilerek hüküm kurulamaz. Davacının dayandığı tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı da mahkemece yapılan uygulama ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca; davacının davasının reddine, taşınmazın krokide (C) harfi ile gösterilen 21.856.87 metrekarelik bölümünün tesbitte olduğu gibi mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 1.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.