YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2982
KARAR NO : 2006/3724
KARAR TARİHİ : 18.05.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 242 parsel sayılı 249.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin 31.5.2001 tarihli teknik bilirkişi raporunda “A” ile gösterilen 100.000 metrekarelik bölümünün … … … mirasçıları adlarına, “B” ile gösterilen 149.900 metrekarelik bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine temsilcisinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacıların dayanağını oluşturulan Mart 1294 tarih 2/372 sayılı tapu kaydının bu yere ait bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; tapunun kapsamının belirlenmesi yönünden araştırma yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, taşınmaz üzerindeki davacılar zilyetliğinin dava tarihinden geriye doğru aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla cereyan edip 20 yılı aşkın süreye ulaştığı Mahkemece yapılan araştırma ile belirlenmiştir. Bu konuda aslında taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların dayanağını oluşturan Mart 1294 tarih 2/372 nolu tapunun bu yere ait olup olmadığı ve tapu kaydı bu yere ait ise taşınmazın tamamını kapsayıp kapsamadığı konusundadır. Davacılar tarafından 13.7.1967 havale tarihli dilekçe ile Çiçekdağ Asliye Hukuk Mahkemesince açılan tescil davası sırasında “26.4.1968 tarihinde mahallinde yapılan keşifte söz konusu tapunun davaya konu taşınmazı kapsadığı belirlenmiş, Yargıtay Yüksek
8. Hukuk Daireside 20.9.1971 tarih, 1971/4776-4291 sayılı kararıyla taşınmazın tapuda kayıtlı olması nedeniyle tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiğine işaret olunmuştur. Yine Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/162 esas, 1961/220 sayılı ilamında davalı taşınmazın Mart 294 tarih 377 nolu tapu kapsamında olup, mer’a niteliği taşımadığı kabul olunmuş ve bu karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece keşifler arasındaki mübayenet giderilmemiş, Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/162 esas, 1961/220 sayılı dosyası ve ilamın eki olan kroki mahalline uygulanmamış, dosyanın bu yerle ilgili olduğu belirlendiğinde ilamın taraflar yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/162 esas ve 1961/220 sayılı dosyası ile ilamın eki olan kroki, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı hudutları tek tek okunup yerel bilirkişilere zeminde bu hudutlar göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye gösterilen hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/162 esasındaki dava dilekçesi, keşif zaptı ve krokisi, mahkeme ilamı ve eki olan kroki Çiçekdağı Asliye Hukuk Mahkemesine verilen 13.7.1967 tarihli dava dilekçesi, 26.4.1968 tarihli keşif zaptı, tapu fen memuru … Çağlar tarafından düzenlenen kroki, Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.7.1970 tarih, 1967/246 esas, 1970/208 sayılı ilamı ve ekleri yerel bilirkişiler yardımı teknik bilirkişi aracılığı ile uygulanıp kapsamı belirlenmeli, gerektiğinde tüm bu yargılamalarda tapu kaydının kapsamı konusunda bilgi veren yerel bilirkişi ve tanıklar arazi başında yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip kaydın bu yere ait olup olmadığı ve kapsadığı alan tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, kaydın bu yere ait olduğu kabul edildiğinde hudutlarının gayrisabit nitelikte olup miktarı ile geçerli bulunduğu nazara alınmalı, kadastro tesbiti sırasında kaydın başka parsellere revizyon görüp görmediği ilgili Dairelerden sorulup saptanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların, ilamların ve dava dilekçelerinin kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.