Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/3006 E. 2006/3616 K. 15.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3006
KARAR NO : 2006/3616
KARAR TARİHİ : 15.05.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 461 parsel sayılı 5925 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, ifraz, hisse satışı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar ile davalılar ve dava dışı … adına hisseli olarak tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar …. ve .. … taşınmazı kendilerinin ve kardeşleri … ile satın aldıkları ve zilyet bulundukları iddiasına dayanarak taşımazın adlarına müştereken tescili talebi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile dava konusu 461 parselin eşit hisseli olarak davacılar …. ve … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … Çürük vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalıların ortak miras bırakanı … …’a ait iken ölümü ve mirasçıları arasında yapılan taksimle torunu … …’a isabet ettiği, …’ın 15.2.1972 tarihli senetle yaptığı satışla davacılara geçtiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı gibi, değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın davalıların ortak miras bırakanı … …’a ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık … …’ın ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise davaya konu parselin kime düştüğü, davacıların bayii … …’a isabet etmiş ise diğer mirasçılara bu parsele karşılık ne verildiği konusundadır. Mahkemece muris …’ın ölümünden sonra terekesinin taksim edildiği kabul edilmiş ise de; bu yönde yapılan araştırma yeterli değildir. Taksimde davacıların bayiine isabet ettiği söylenen bu taşınmaza karşılık diğer mirasçılara ne verildiği, gayri menkul verilmiş ise nereden verildiği yeterince araştırılmamış, tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalıların murisi … …’dan intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip dosyaya konulmalı, taraflardan varsa delillerini ibraz etmeleri istenilip, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından muris … …’ın ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu taşınmazın kime isabet ettiği, taksime mirasçıların tamamının veya kanuni temsilcilerinin katılıp katılmadığı, taksimde taşınmaz davacıların bayii … …’a isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği ve akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal edip haklarında tutanak tanzim edilen taşınmazlarla ilgili belgeler incelenip taksim hususu açıklığa kavuşturulmalı, taşınmazın murisin ölümünden sonra kim tarafından ne suretle kullanıldığı, satıştan sonra davacılar kullanıyor ise bu kullanmaya diğer mirasçıların ses çıkarmamasının taksime ve satışa icazet anlamı taşıyıp taşımadığı araştırılıp tartışılmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi tesbit maliki ve davacıların kardeşi … aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde O’nun hissesinin de iptal edilip davacılar adına tesciline karar verilmiş bulunması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.