Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/3123 E. 2006/3904 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3123
KARAR NO : 2006/3904
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 2 parsel sayılı 1678.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazı aslında ölünceye kadar bakılması karşılığı oğlu …’a verdiğini ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı … …’a ait iken satışı ile davalıya devredildiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz davacı …’a ait iken 31.10.2002 tarihli senetle davalıya satılıp teslim edildiğinden bahisle davalı adına tesbit edilmiş; davacı, taraflar arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin davalıya yüklediği mükellefiyetlerin yerine getirilmediği gerekçesi ile tesbitin iptalini ve taşınmazın adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Taşınmazın muris … …’a ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazın satış, bağış veya ölünceye kadar bakma akdi gereği davalıya devredilip devredilmediği, taraflar arasında usulüne uygun olarak yapılmış bakıp-gözetme sözleşmesi yapılmış ise; bu sözleşme gereğinin davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği konularındadır. Davalı, tarafları … … ve … olan 31.10.2002 tarihli satış senedine dayanmıştır. Senet satıcı … …’ın parmak izini taşımaktadır. İhtiyar heyeti üyelerinin tasdikini ihtiva etmemesi ve senedin yapılış şekli itibariyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde öngörülen şartları taşımadığı ve dolayısıyla senedin geçerli bir senet olmadığı açıktır. Ancak senedin usule uygun olarak düzenlenmemiş olması satışın geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre davalının bu durumda satış sözleşmesini senedin dışında her türlü delille (bilirkişi-tanık beyanı vs.) isbat etme imkanı bulunmaktadır. Mahkemece satış hususunda yeterli araştırma yapılmadığı gibi, davacı tarafın iddia ettiği gibi usulüne uygun olarak yapılmış ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, böyle bir sözleşme varsa tarafların bu sözleşme gereğini yerine getirip getirmedikleri de araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, varsa ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ibrazı istenip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında ibraz edildiği takdirde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile satış senedi uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın satışı, varsa bakıp gözetme sözleşmesi, bakıp gözetme sözleşmesinin davalıya yüklediği mükellefiyetlerin yerine getirilip getirilmediği, taşınmazın teslimi ve kullanımı hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığında tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.