Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5233 E. 2006/7205 K. 16.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5233
KARAR NO : 2006/7205
KARAR TARİHİ : 16.11.2006

MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “96 ve 97 parsel yönünden Hazine’nin temyiz itirazlarının reddine, tespitin aksini iddia eden Veli … mirasçıları … … ve arkadaşları, satış olgusunun doğru olmadığını ileri sürerek dava açtığından satım olgusu ile ilgili tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delillerin toplanması, mahallinde keşif yapılması, niza konusu 103 ve 120 parseller yönünden, Hazine’nin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak değişebilir sınırlı vergi ve tapu kayıtlarının kapsamlarının, Kadastro Yasası’nın 20/B maddesi gereğince belirlenmesi ve kayıt kapsamında kalan bölümün payları oranında ifrazen kayıt malikleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazlar ifraz edilmeyerek tüm parsellere pay oranlarının yansıtılmasının doğru bulunmadığı, niza konusu 128 ve 130 parseller ise; taşınmazların . mirasçılarının dayandıkları tapu kayıtları kapsamında kalmadıklarının saptandığı, ancak uyuşmazlığın Kadastro Yasası’nın 14.maddesi gereğince zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, taşınmazların kimin, ne zaman ve ne şekilde zilyet olduğunun gereği gibi araştırılmadığı, ayrıca .’nın ölüm tarihi araştırılarak terekesinin müşterek mülkiyet teşkil edip etmediğinin araştırılmadığı ve bu hususun miktar yönünden zilyetlikle iktisaba engel teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmadığı ve … oğlu .ve arkadaşlarının vergi kaydı ve zilyetliğe dayandığı, 10 numaralı vergi kaydının revizyon görüp görmediğinin araştırılmadığı, revizyon görmüş ise gördüğü parselin tutanak örneğinin getirtilmediği, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tutanak bilirkişilerinin dinlenmediği, beyanlar arasındaki aykırılğın giderilmediği, bu nedenle mahallinde keşif yapılarak vergi kaydının uygulanması, kayıt kapsamında kalan ve kalmayan bölümler yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişme konusu 96 ve 97 parsellerin 1/2 hissesinin Veli … mirasçıları, 1/2 hissesinin.mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline, 128 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde “A1” olarak gösterilen 50.000 metrekarelik ve “B1” olarak gösterilen 50.000 metrekarelik toplam 100000 metrekarelik kısmın 128 parsel altında 1/2 hissesinin . ve mirasçıları, 1/2′ sinin.mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında, “C1” olarak gösterilen 324.750 metrekarelik yerin ayrı parsel altında Hazine adına tesciline 130 parselin rapor ve krokisinde “A” ile gösterilen 50.000 metrekarelik “B” olarak gösterilen 50.000 metrekarelik toplam 100000 metrekarelik kısmın 130 parsel altında 1/2 hissesinin . mirasçıları, 1/2 hissesinin … Kahya mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline, “C” ile gösterilen 211.625 metrekarelik kısmın ayrı parsel altında Hazine adına tesciline, 103 parselin “B” harfi ile gösterilen 12.000 metrekarelik kısmın 103 parsel altında tespit gibi davalılar adına, “A” ile gösterilen 203.250 metrekarelik kısmın Hazine adına tesciline, 120 parselin “B” harfi ile gösterilen 15.000 metrekarelik kısmın 120 parsel olarak tespit gibi davalılar adına, “A” ile gösterilen 181.625 metrekarelik kısmının Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili davacı,. mirasçıları. ve . vekili, davalı … Kahya mirasçısı …, … ve Remzi Baran vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Hazine’nin 96 ve 97 sayılı parsellerle ilgili itirazları daha önce incelenip Dairemizin 29.01.2001 tarih 2000/3688 esas ve 2001/127 sayılı ilamı ile reddedilmiş olup, şimdiki temyiz itirazlarıda kesinleşen yönlere ait bulunduğundan Hazine vekilinin 96 ve 97 sayılı parsellere ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- .mirasçıları …, … ve . vekili Avukat .’in 96 ve 97 sayılı parsellere ilişkin temyizlerine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, anılan taşınmazların.ve .’a ait olduğu mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımı, uzman bilirkişi raporları ile belirlenmiş olup, malikler tarafından temyiz edenlerin murisi.ya hisse satılıp taşınmazın teslim edildiği isbat edilemediğine göre … Kahya mirasçılarının 96 ve 97 sayılı parsellere ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
3- Hazine vekilinin 103 ve 120 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp, sonucuna göre hüküm kurulmuş bulunmasına, göre Hazine vekilinin yerinde bulnmayan temyiz itirazların reddi ile 103 ve 120 sayılı parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
4- Hazine vekilinin, . mirasçıları …, … ve . vekili ile . mirasçıları. ve . vekillerinin davaya konu 128 ve 130 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkeme, davaya konu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgilerinin bulunmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilip, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesindeki sınırlama nedeniyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı gibi, değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemekterdir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında aynen “Dava konusu taşınmazların . mirasçılarının dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamlarında kalmadığı mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenle . mirasçılarının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi uyarınca zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi zorunludur. Çekişmeli parsellere kimin, ne zaman ve ne şekilde zilyet olduğu gereği gibi araştırılmamış, ayrıca .’nın ölüm tarihi araştırılarak terekesinin müşterek mülkiyet teşkil edip etmediği hususu üzerinde durulmamış ve hususun miktar yönünden zilyetlikle iktisaba engel teşkil edip etmeyeceği tartışılmamıştır. Öte yandan … oğlu.ve arkadaşları vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. 10 numaralı vergi kaydının Kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Kadastro ve Özel İdare Müdürlüklerinden sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiştir. Mahkemece tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyle dinlenmemiş ve beyanlar arasındaki aykırılığın giderilmesine çalışılmamıştır.” ibareleri yer almıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş, tesbite esas olan 10 nolu vergi kaydı yerine, dosyaya yanlış gönderildiği anlaşılan bir başka mevki ile ilgili kayıt uygulanmış, kaydın revizyonları araştırılmadığı gibi zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş şekli ve kapsamı da yeterli şekilde tesbit edilmemiş, zilyetler adına tescil kararı verilirken aynı çalışma alanında salt zilyetliğe dayanılarak tesbit edilen taşınmazların miktarları nazara alınmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edilen hususlar yerine getirilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında dayanılan 10 sayılı vergi kaydı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim veya kimler tarafından ne zamandan beri ne suretle ve ne miktarda kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan 10 sayılı vergi kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesindeki miktar sınırlaması ile ilgili hüküm nazara alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 128 ve 130 sayılı parsellerle ilgili hükmün BOZULMASINA, 16.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.