Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/6208 E. 2006/8415 K. 29.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6208
KARAR NO : 2006/8415
KARAR TARİHİ : 29.12.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 318 parsel sayılı 165.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanım nedeni ile mer’a olarak tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında …, irsen intikal, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ve müdahil davacının davasının kısmen kabulüne çekişmeli parselin 28.10.2003 tarihli fen bilirkişisi raporunda “A” ile gösterilen 18.380 metrekarelik kısmının payları oranında … … mirasçıları adına tesciline, “B” ile gösterilen 147.370 metrekarelik kısmın mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacının dayanağını oluşturan 26.1.950 tarih 51 numaralı tapu kaydının bu bölüme ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kamu orta malı mer’a olduğundan bahisle sınırlandırılmış, davacı ve müdahil taşınmazın bir bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı nedeniyle tesbitin iptalini ve taşınmazın bu bölümünün adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu ve vergi kaydı getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, dayanılan tapu kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, komşu 312 sayılı parselin tutanağında davaya konu taşınmazın 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317 ve 320 numaralı parsellerle bir bütün iken bilahare yapılan taksimle bugünkü hale geldiği belirtildiği halde bu taşınmazların onaylı tutanak suretleriyle taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, taşınmaz eylemli durumda Devlet ormanına bitişik olmasına rağmen öncesinin orman olup olmadığı da araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davaya konu taşınmazla bir bütün olduğu ifade edilen 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317 ve 320 numaralı parsellerle bu parselleri kenardan çevreleyen tüm komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler, bölgede orman kadastrosu yapılmış ise orman tahdit harita ve mazbataları, orman kadastrosu yapılmamış ise 1/25.000 ölçekli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, komşu köylerde ikamet edip dava yararı bulunmayan şahıslar arasında seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme uygun olarak tesbit edilecek taraf tanıkları teknik ve uzman bilirkişiler kurulu aracılığıyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dayanılan vergi kaydı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dosyaya celbedilen orman tahdit harita ve mazbatalarıyla memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarıyla mer’a norm kararı ve haritası, yerel bilirkişiler yardımı, uzman orman ve ziraat mühendisleri kurulu aracılığıyla uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, orman veya kamu orta malı mer’a niteliği taşıyıp taşımadığı, kimden nasıl intikal ettiği, ne zamandan beri ne surette kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uzman bilirkişiler kurulundan arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu ve vergi kaydıyla mer’a tahsis kaydı ve haritası, orman tahdit harita ve mazbatalarının kapsamını belirtir bu kapsama göre taşınmazın konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütünundaki beyanlara ve diğer bilgilere aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü, geçmişte bir bütün olduğu ifade edilen diğer parsellere göre yerleşim şekli ve sınırlarının arzettiği özellikler mahkemece gözlemlenip tutanağa yazılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, deliller değerlendirilirken tapu ve vergi kayıtlarının gayri sabit hudutlu olup miktarıyla geçerli bulunduğu ve bu miktarın sabit huduttan başlamak suretiyle ayrılması gerektiği, arazinin Devlet ormanına bitişik olması sebebiyle miktarından fazla yerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği nazara alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.