Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/6261 E. 2006/7989 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6261
KARAR NO : 2006/7989
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi

Yargıtay C.Başsavcılığı 1.12.2006 tarih ve 2006/70265 sayılı yazılarıyla, Dairemizce … İcra Mahkemesinin 22.6.2005 gün ve 2004/23-61 sayılı ek kararının, 2004 sayılı İİK’nun 340. maddesinde düzenlenen taahhüdü ihlal eyleminin yaptırımı 3 aya kadar tazyik hapsi olduğu halde, maddi yanılgı sonucu fiilin müeyyidesinin 10 gün disiplin hapsine dönüştürüldüğü belirtilerek bozulmasına karar verildiği, bu nedenle maddi yanılgının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığının talebi yerinde görülmekle, Dairemizin 2006/3528 esas ve 2006/6957 karar sayılı ilamındaki maddi yanılgının aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verildi.
Taahhüdü ihlal etmek suçundan sanık …’nın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 11.6.2004 tarihli ve 2004/23-61 sayılı kararının infazı sırasında, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 15 gün tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, aynı mahkemenin 22.6.2005 tarihli ve 2004/23-61 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 5.4.2006 gün ve 14640 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 5.5.2006 gün ve Y.E:2006/70265 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7. maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, Yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile İİK’nun 340. maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … İcra Mahkemesinin 22.6.2005 gün ve 2004/23-61 sayılı ek kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’nın 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 15 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 300.00 YTL idari para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 14.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.