Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/6517 E. 2006/8390 K. 28.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6517
KARAR NO : 2006/8390
KARAR TARİHİ : 28.12.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taraflardan tüm delillerinin dinlenecek tanıkların isimlerinin istenilmesi, mahallinde yerel bilirkişi, teknik bilirkişi ve taraf tanıkları huzuru ile keşif yapılması, tesbite esas olan tapu kaydının tüm tedavülleri ile okunup hudutlarının belirlenmesi, tapu kaydının bu yerin tamamına mı yoksa bir kısmına mı ait olduğu, bir kısmına ait ise kaydın kapsadığı alanın geçmişte kime ait olduğu, kaydın kapsadığı alanın kayıt miktar fazlası olan bölümle birlikte satılıp satılmadığı ve davacı ile davalı tarafından birlikte kullanılıp kullanılmadığının açıklattırılması, deliller tutanağa aykırı düştüğü taktirde tesbit bilirkişilerinin dinlenilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süreye rağmen davacı tarafın keşif avansını mahkeme veznesine depo etmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi tescillerine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
1-Dava ve temyize konu 132 ada 1 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … kızı … adına tesbit edilmiş, davacı …, yasal süresi içinde zilyetliğe dayanılarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 24.12.2004 tarih 2004/40 esas 2004/159 karar sayılı ilamla bu parselle ilgili davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve bu karar ilgililerce (davacı … ile davalı …) temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Mahkemece kesinleşen bu hükme rağmen incelemeye konu kararla bu taşınmazla ilgili yeniden hüküm kurulması ve davanın reddine, tesbit gibi tescile karar verildiğinin açıklanması yasaya aykırıdır.
2-Davacının 132 ada 11 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; kadastro tesbiti sırasında anılan parsel 8/10 hissesi …, 2/10 hissesi … …’e ait olduğu belirtilmek suretiyle hisseli olarak tesbit edilmiş, davacı taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu nedeni ile dava açmıştır. Mahkemece tarafların delilleri kısmen toplandıktan sonra davacının mahkeme veznesine depo ettiği keşif avansı harcanarak mahallinde keşif icra edilmiştir. Mahkemece verilen karar davalının temyizi üzerine bozulmuş ve bozma üzerine mahkeme re’sen keşif icrasına karar vermiştir. Davacı taraf bozmadan önce keşif masraflarını yatırmakla görevini yerine getirmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere mahkeme tarafların tüm delillerini toplamadan ve dosya keşfe tam hazırlanmadan keşif günü tensip edilmiş, bu nedenle de sağlıklı bir sonuca varılamamıştır. Bozma ilamında yazılı noksanlıkların giderilmesi için re’sen keşif günü tayin edilmiş ve keşif masraflarının davacı tarafça karşılanması kararlaştırılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesine göre mahkemece re’sen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanması gerekir. Mahkemece davacı tarafın daha önce keşif masraflarını karşıladığı, dinlenmesi istenen tanıkların çoğunluğunun davalı tarafın listesinde ismi bulunan kişiler olduğu ve anılan yasa hükmü nazara alınmadan davanın reddine kara verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları 1 ve 2 nolu bentlerde yazılı nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.