Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/907 E. 2006/1505 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/907
KARAR NO : 2006/1505
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … mirasçısı vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili 02.08.1988 tarihli dava dilekçesiyle tapu kayıtları ve zilyetliğe dayanarak davacı adına tapuda kayıtlı 341 ve 347 sayılı parsellerin devamı olan bir kısım taşınmazının … adına tapuda kayıtlı 340 ile … adına tapuda kayıtlı 339 parsellerin içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüyle 339 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda gösterilen 600 metrekarelik ve 340 sayılı parselin 1500 metrekarelik bölümlerine ilişkin tapuların iptaliyle davacıya ait 341 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 339 sayılı parselle ilgili davanın kabulüne karar verilmiş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz 1962 yılında … adına eşit hisseler halinde tesbit edilmiş, tutanağın kesinleşmesinden sonra 18.9.1966 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı, 2.8.1988 tarihinde dava açmıştır. Olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre hak düşürücü sürenin gerçekleştiği kuşkusuzdur. Kanunda öngörülen 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Mahkemece sükutu hak süresinin gerçekleştiği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 7.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.